LOADING ...

Çok Güzel Hareketler 2 | 20.Bölüm (Tek Parça Full HD)

3M+ views   |   25K+ likes   |   2K+ dislikes   |  
00:00   |   Sep 15, 2019

Thumbs

Çok Güzel Hareketler 2 | 20.Bölüm (Tek Parça Full HD)
Çok Güzel Hareketler 2 | 20.Bölüm (Tek Parça Full HD) thumb Çok Güzel Hareketler 2 | 20.Bölüm (Tek Parça Full HD) thumb Çok Güzel Hareketler 2 | 20.Bölüm (Tek Parça Full HD) thumb

Transcription

  • Hanımlar, beyler, ekranları başındaki değerli izleyenler,
  • BKM Mutfak Çok Güzel Hareketler'e hepiniz hoş geldiniz.
  • Merhaba abi, hoş geldiniz.
  • Abi el sallıyor oradan. Karşılık vermeden şey yapamadım.
  • Siz de hoş geldiniz, merhaba. Evet hadi herkes.
  • Efendim malumunuz ikinci sezon başladı. Yazın da tekrarlar falan,
  • biz de böyle ufak ufak tanınmaya başlandık.
  • İnsanlar yavaş yavaş artık bizi tanıyorlar ama hakikaten yavaş yavaş oluyor bu.
  • Yani direkt gördüğü anda tanıyan yok.
  • Yılmaz Hoca’yı görünce mesela; “Aaa Yılmaz Hoca.” diyorlar
  • ama bizi görünce şöyle bir şey oluyor mesela.
  • Karşılıklı geliyoruz bir abiyle. Şöyle bir şüpheli bakış geliyor.
  • Agresyon yok içinde ama. Tanımaya çalışan bakışı.
  • Bakıyor.
  • “Yok lan o değildir ya.”
  • “O olsa yürümez. Arabaya biniyor bunlar.” falan. Hakikaten öyle bir şey oluyor.
  • Dün akşam da taksiye bindim.
  • Abi dedi ki: “Ya,” dedi, “sen” dedi, “bir ünlüye” dedi, “çok benziyorsun.” dedi.
  • Beni bir ünlüye çok benzetiyorlar bu arada hakikaten.
  • Aytaç Şaşmaz’a benzetiyorlar beni.
  • Var mı tanıyan Aytaç Şaşmaz’ı?
  • Söz dizisinde oynuyor.
  • Ben de Aytaç’la yan yana geldim bir ara. Çocuk hakikaten bayağı yakışıklı yani.
  • Benim gibi değil Aytaç.
  • Burada bir alkış bekledim hani "Sen de öylesin".
  • Aytaç’la yan yana geldim. O da Söz dizisinde, asker dizisinden çıkmış falan.
  • “Merhaba,” dedi, “Aytaç ben.” dedi. Ben öyle deyince yumurcak gibi kaldım yanında.
  • “Merhaba abi. Atakan ben de.
  • Komiklikler yapıyorum, şakalar yapıyorum abi.” diye.
  • Hakikaten öyle. Sonra dedim.” Yok abi.” dedim. Hani ben Aytaç Şaşmaz’a evet benziyorum ama...
  • “Abi,” dedi, “sen” dedi, “Aytaç Şaşmaz’a çok benziyorsun ama” dedi,
  • “bir ünlüye daha çok benziyorsun.” “Kim?” dedim.
  • “Atakan Çelik.” dedi.
  • Dedim “Abi ben Atakan Çelik’im.” dedim. “Bırak ya” dedi.
  • İnanmadı. Kimliğimi gösterdim.
  • İnşallah bu sezonun sonunda herkes bizi tanır diye ümit ediyoruz efendim.
  • Tekrardan hoş geldiniz.
  • Hazır mıyız? Balkon hazır değil mi?
  • Hazır, süper.
  • O zaman ustamızı çağırıyorum.
  • Hanımlar, beyler karşınızda Yılmaz Erdoğan.
  • Sağ olun.
  • Teşekkür ederim. Sağ olun.
  • Atakan Çelik’in verdiği geçici rahatsızlık için ben özür diliyorum.
  • Atakan’a bak sen. Meşhur olma anekdotlarına başlamış.
  • Demek seni tanımayan da oluyor ha?
  • -Hayır hocam, öyle değil. -Bir de cümleye girişini hatırlıyor musunuz?
  • Yılmaz Hoca’yı görünce tanıyorlar da...
  • ...Atakan’ı görünce tanımıyorlarmış.
  • Hocam ben yavaş yavaşı şey yapmak için öyle yaptım ama densizlik ettiğimi o an fark ettim.
  • 46. zafer yılım terbiyesiz.
  • Aferin, git hazırlan hadi. Hepiniz hoş gelmişsiniz.
  • Çok Güzel Hareketler.
  • Ne gurur verici bir şey ya buraya hiç mecbur değilken geliyor olmanız.
  • İnsan mecbur olduğu yere bu kadar yoğun gitmiyor ya.
  • Vallaha bilet…
  • Hele buraya zahmet edip, bilet alıp evinden çıkıp İstanbul trafiğine girip
  • kim bilir hangi tartışmalardan geçip şuraya gelip oturmuş olmanız,
  • gerçekten büyük gurur verici bir şey bize. Çocuklarım için kıvanıyorum bunu görünce.
  • Hoş geldin bıldırcın. -Hoş bulduk.
  • -Senin adın nedir? -İlayda.
  • İlayda. Kaç yaşındasın İlayda?
  • Sekiz.
  • -Okul açılmadı değil mi daha? -Açılmadı.
  • -Ne zaman açılıyor? -9 Eylül.
  • 9 Eylül. Açıldı. Açıldı çocuklar.
  • Bu bizim ikinci bölüm. Açıldı, şey yapmayın.
  • Hep birlikte bugün 15 Eylül gibi davranacağız.
  • Lütfen, ona dikkat edelim.
  • Okul açıldı. Sen gittin. Arkadaşlara kavuştunuz.
  • Her şey oldu yani.
  • Evet. Hazır mısın?
  • Çok Güzel Hareketler başlıyor.
  • Asırlar, asırlar önceydi.
  • Yüce Altar’ın oğlu Tarkan ebedi düşmanı hain Kostok’un gözünü çıkarmıştı.
  • Kostok’un yaraları göz göz olmuş, gözü bir şey görmez olmuştu.
  • Kostok’a ülkedeki hiçbir göz doktoru çare bulamıyordu du du du.
  • Evet Kostok Bey, şimdi bir dizi test yapacağız.
  • Öncelikle tek gözümüzü kapayalım.
  • Ne?
  • Çok pardon benim hatam.
  • Okuyalım. Evet, buyurun.
  • T
  • A
  • R
  • Şapkalı A.
  • K
  • N
  • Tarkan.
  • Bilerek mi yapıyorsun? -Yanlış oldu. Yanlış oldu.
  • Önce "k" diyeceksin serseri. -Gözüm görmüyor.
  • Ya frikik verme de, ben başka bir şey söylüyorum.
  • T'den al. Okuyalım, oradan okuyalım.
  • -Okuyalım. -T
  • A -Bir saniye.
  • Sevgili seyirciler, bir şeyi tekrar aldığımızda siz ne yaptıysanız aynısını yapıyorsunuz.
  • "İlkinde güldüm, ikincisinde gülmedim." diye bir şey yok.
  • Aynı yerde gülün.
  • Evet.
  • Evet.
  • T
  • A
  • R
  • K
  • Şapkalı A.
  • N
  • Tarkan.
  • Her yerde onu görüyorum. Bilerek mi yapıyorsun doktor?
  • Sakin ol Kostok. Anlaşılan intikam hırsı gözünü kör etmiş.
  • Çok pardon ya. Kusura bakma, özür dilerim.
  • Yani gören gözünü de kör etmiş anlamında diyorum. -Dalga mı geçiyorsun benimle? Sen şimdi görürsün.
  • Ben zaten görüyorum.
  • Konuşma.
  • O ne lan?
  • Yerinde dur. Yerinde dur, diyorum sana.
  • -Yerindeyim zaten ben. -Yalan söylüyorsun.
  • Doğru, göz göre göre kaçıyorum değil mi?
  • Bak bak, hareketlere bak. Allah aşkına bak.
  • Hah hah hah hah hayda.
  • Kostok bize niye haber vermiyorsun ya?
  • Size ihtiyacım yok. Ben tek başıma da öldürebilirim.
  • Öldüremiyor.
  • Tamam Kostok, tamam. Sensin, aslansın, kaplansın.
  • Antonyanus, sen doktora ölümüne kadar eşlik et.
  • Hadi.Götürün şunu. Gözüm görmesin.
  • Zaten görmüyor be.
  • Ha ha ha ha.
  • Hadsiz.
  • Yürü.
  • Gözü sıkışan Kostok göz korkusuyla gözüm gözüm tutuşmuştu.
  • Zamanla durumu kabul eden Kostok
  • Tarkan’dan gözünün intikamını almak için planlara başlamıştı tı tı tı.
  • Göremiyorum, göremiyorum.
  • Muhafızlar!
  • Göremiyorum.
  • Bandı yanlış gözüne takmışsın Kostok.
  • Aa, harbiden lan.
  • Sen görürsün Tarkan.
  • Senden intikamımı alacağım.
  • Kurttan emdiğin sütü bıyığından getireceğim.
  • Gözün çıksın Tarkan e mi?
  • Aaa yeter artık, bela okuma ama Kostok.
  • Dönüp dolaşıp seni buluyor ya.
  • Lan salaklar, size planımı açıklıyorum.
  • Sizi Tarkan’la kurdu buraya getireceksiniz. Ben de onun gözünü çıkartacağım.
  • Ya, şimdi koskoca memleket. Biz nereden bulalım onu?
  • Ya, herhangi bir dağın başında poz kesiyor olabilir.
  • Ya da bir handa kız kesiyor olabilir.
  • -Onun bıyıkları yok mu? Nefes kesiyor olabilir. -Ha?
  • Yani şimdi burada olsa, size, bize, ona, buna, şuna bir şey olur.
  • Olabilir yani.
  • Ulan salaklar, siz beceremeyeceksiniz anlaşıldı.
  • Size takviye muhafız çağırıyorum.
  • Muhafız.
  • Buyur Kostok abi.
  • Kostok abi ne lan? Yüce Kostok diyeceksin.
  • -Buyur Yüce Kostok. -Hah işte bu. Sezer Milenyus.
  • Kurtlara fısıldayan adam.
  • Göster numaranı.
  • -Bakın şimdi. -Bak şimdi. Ne dersem onu yapacak.
  • Öyle dur. Gez buralarda. Rahat ol. Yavaş yavaş gez.
  • Arkaya bir bak. Benim arkamda dur.
  • Arkaya git.
  • -Görüyorsunuz. -Vallaha gerçekten de gitti ya.
  • Ne dediyse yaptı.
  • Hadi, şimdi Sezer Milenyus’u da yanınıza alın ve o Tarkan’la kurdu bana getirin.
  • Ha ha ha ha ha ha hayhay.
  • Hayhay. Yetişemedim ya.
  • Öğreneceksin, zamanla.
  • -Hadi bakalım. -Hadi.
  • Kostok, hain planını devreye sokmuştu.
  • Bu sırada Tarkan ve kurt, olaylardan bihaber diyar diyar, haydar haydar,
  • herkes kadar alakadar
  • bu gömleğim neden dar?
  • Gel bize bazı bazı
  • Kurt. Kurt, neredesin Kurt?
  • Öyle her Kurt dediğinde çıkmak yok, tamam mı?
  • İşine gelirse. Bundan sonra böyle.
  • Niye böyle yapıyorsun Kurt? Sabahtan beri bir huysuzsun.
  • Bizim burada ne işimiz var? Hani AVM’ye gezmeye gidecektik?
  • Görmüyor musun Kurt? Şortum AVM için uygun değil.
  • Ömür törpüsüsün yemin ediyorum ya.
  • Kırk yılın başı bir dışarı çıkarıyorsun, onda da bizi bu hana getiriyorsun. Pes doğrusu.
  • Nancı.
  • Noş geldiniz beyim.
  • -Baban yok mu güzel kız? -Pakete çıktı. Ben yardımcı olacağım.
  • Yiyecek neyiniz var?
  • Çok güzel göğsümüz var.
  • -Tavuk mu? -Ya ne olacaktı?
  • Bir de dana döşümüz var.
  • O zaman sofrayı danayın döşeyin.
  • -Hemen beyim. -Bize bir de tavla.
  • Hemen beyim.
  • İki büyük dana döş lütfen.
  • Tavla mı? Ne çağ dışı bir oyun.
  • Çağ dışı mı? Tavla bulunalı daha iki sene olmadı Kurt.
  • Ben şeker patlatacağım.
  • Şu candy şuraya, şu candy şuraya. Şu candy şuraya.
  • Çat, çat, çat, çat.
  • Excellent.
  • Stresimi attım ha.
  • -Bu kendi kendine mi oynanıyor? -Aynen.
  • Bak koçum, bu diyarın en güzel kuzu çevirmesini Ci-Han’da yersin.
  • Aa ben burayı biliyorum ya. Vedat Milorus buraya lezzet nişanı vermişti.
  • Ama kuzu çevirmeyi asıl Gür-Han’da yiyeceksin.
  • Gür-Han bozdu. Asıl kuzu çevirmeyi Batu-Han’da yiyeceksin.
  • Batu-Han bozdu ya.
  • -Batu-Han daha yeni açıldı. -Açılır açılmaz bozdu işte.
  • Şşş, Antonyanus. Şunlar Tarkan’la kurdu değil mi?
  • Ta kendisi.
  • Bana bak.
  • Düşmanının adını ağzına almayacaksın tamam mı?
  • Her zaman dikkatli olacaksın. Unutma.
  • Noş geldiniz beyim.
  • Noş bulduk.
  • Sen de kimsin? Hancı yok mu?
  • Ben hancının kızıyım. Handan.
  • -Hangi handan? -Bu handan.
  • -Güzel. -Ne alırsınız beyim?
  • Biz bir şey almayacağız ya. Tarkan’la kurdu alıp çıkacağız.
  • Ya ben sana ne dedim? Ağzına alma demedim mi?
  • Ne? Tarkan’la kurdu mu alacaksınız? Hayır önce benim döşümü çiğnemeniz gerekecek.
  • Bunu bir döşünelim o zaman.
  • -Olur. -Olur.
  • Gel buraya.
  • Oyna!
  • Dans et!
  • Eğlendir bizi.
  • Ay yapmayın, yapmayın.
  • Heyt!
  • Kadına şiddete son.
  • -Atıl Kurt. -Buna zevkle katılırım.
  • Yılan değil miydi o ya?
  • "Yılan bile" o. Herkes dahil.
  • Gel gel, bir şey söyleyeceğim.
  • Oha.
  • -Bunu başka kimseye söyledin mi? -Bir tek sen.
  • -Ciddi misin bu konuda? -Vallahi ciddiyim.
  • Kral adam çıktın ha.
  • Kurt ne yapıyorsun, Kurt?
  • Adama hayır diyemiyorum. Niye bilmiyorum ya.
  • Saldır ona.
  • Hayır, hayır ya. Otur, sakin ol.
  • Oradan, oradan, huylanıyorum oradan ama.
  • Yapma.
  • At parka bak ya. Bir atı park etmenin saati beş sikke olur mu?
  • Hayır, patikaya park ediyorum; oradan çekiyorlar.
  • Burası kapımızın önü.
  • Ne yapmışsınız? Yine dağıtmışsınız buraları. Durun.
  • -Kurt. -Yakala bakalım, yakala.
  • Ya ama nimet o, atma sağa sola.
  • Eeh, yettiniz lan.
  • Sektirin gidin.
  • Kurduma fısıldadın. Kurdumu benden aldın.
  • Seni inim inim inleteceğim. Sırtına bineceğim, müsait bir yerde ineceğim.
  • Haydi rastgele.
  • Ağ bağlantısı başarıyla kuruldu.
  • Hareket edemiyorum.
  • Yapamıyorum.
  • Balık gibi oldum.
  • Ehü ehü ehhee hancı.
  • Benim bu gülüşe çalışmam lazım ya.
  • Abi kusura bakma buraları da dağıttık. Bizim borcumuz kaç sikke?
  • Sıkma canını evlat. Sikke sikke ödersin.
  • Tamam canım, o zaman öderiz.
  • Gel bakalım Tarkan.
  • Hain Kostok’un planı tıkır tıkır işlemekteydi.
  • Kurdu da yanına alan Kostok Goşa ile kurtlarını dökmekteydi.
  • Saçma danslar yapıp birbirlerine kahkaha atmaktaydılar.
  • Bu kahkahanın sonu gelmeliydi ve Tarkan da bunu bilmeliydi... di di di.
  • Bu kurt ne kadar tatlı bir şeymiş Kostok. İyi ki Sezer Milenyus bize onu getirdi.
  • Evet, Sezer Milenyus bu ülkenin en ünlü eğitmeni.
  • Şimdi Bizans’ın diğer köpeklerini eğitmeye gönderdim onu.
  • Ama senin hakkını da yiyemem Goşa.
  • Büyülü gözlerimle onu bir golden'a çevirdim, bak.
  • Biraz oyun oynayalım mı, ha?
  • Sen bir şey at. Ben onu kapıp getireyim sana.
  • Burnumun üstüne bir şey kondu. Kapıyım ben onu ha?
  • Dur, dur. Çok daha güzel oyunlarımız var Sarıbaş. Hadi Goşa, yapalım numaramızı ona.
  • -Ne yapacaksınız ki? Çok merak ettim. -Hadi bak şimdi izle. İzle Sarıbaş.
  • Oha! Oha!
  • Nerede ki? Nerede ama? Haksızlık bu.
  • Buradayız Sarıbaş, buradayız.
  • -Heyecan yaptım vallaha. -Değil mi? Çok güzel oldu ama.
  • On numara.
  • Ah naşım. Kanadı naşım. Neredeyim ben?
  • Tarkan bakıyorum da güzellik uykundan uyandın ha.
  • Kurt, oğlum Kurt.
  • Kurt mu? Ne kadar vahşi. Golden'ım ben, golden.
  • Kim bu?
  • Karne hediyesi olarak getirdi seni. Bakamayıp bir ormana bırakacaktı.
  • -Vay adi. -Ya.
  • Oğlum yapar mıyım ben sana bunu? Sen benim can yoldaşım, kadim yoldaşımsın.
  • Evcil hayvanlar hediye değildir.
  • Sus, sus. O artık...
  • Sus, sus. O artık benim köpeğim. Yürü lan, gel buraya.
  • -Baba, baba, baba. -Kancık Kostok.
  • Kancık Kostok.
  • Buradan kurtulur kurtulmaz inim inim inleteceğim seni.
  • He he, inletirsin, inletirsin. Sus ya, Allah aşkına sen sus ya.
  • Sen öncelikle şu bölüm canavarını geç.
  • İstenmeyen Diken.
  • Seni görünce tüylerim diken diken oluyor.
  • Hah, gördün mü? İstenmeyen Diken. İşte senin hemşerin.
  • Sana sarılmak istiyor.
  • Vay kardaşım, gel sarılalım seninle.
  • Gök Tengri, bana güç ver.
  • Gel, gel, gel.
  • -Ana, dur. -Gelsene ya.
  • -Dur. -Gel ya, bir sarılalım.
  • -Dur. -Gel ya bir.
  • Bir dakika. İstenmeyen dikenlerinden kurtulmak ister misin?
  • Hem de çok.
  • O zaman Vıcık Diken Dökücü Krem’leriyle istenmeyen dikenlerinden kurtulacaksın.
  • -Ne oluyor be? -Ya bunu sürünce daha sert çıkıyor diyorlar. Doğru mu?
  • Hurafe onlar hurafe, inanma.
  • -Gel, şimdi gönül rahatlığıyla sarılalım. -Hadi.
  • Aha! Ne yapıyorsunuz?
  • Böyle de şey olmadı ha sanki.
  • Neden?
  • Ne bileyim beni seven dikenime katlanıyordu ama şimdi böyle...
  • Ama olsun teşekkür ederim, sağ olasın.
  • Tarkan yaman adamışsın. Geçtin birinci bölüm canavarını.
  • Ama bakalım ikinci bölüm canavarını geçebilecek misin?
  • Haydi Goşa. -Gözlerime bak Sarıbaş. Al intikamını.
  • -Böyle mi alayım? -Böyle al.
  • Hadi, hadi Sarıbaş, saldır ona.
  • -Gel buraya. -Kurt oğlum, yapma.
  • Yapma, yapma, yapma, saldırma.
  • Aferin sana.
  • Ben Tarkan, dostun, yoldaşın, İskender Paydaş’ın, babanı hatırla.
  • Senin baban kim?
  • Benim ben. "Kostok." diyeceksin.
  • -Evet. Bak Sarıbaş. -Sarıbaş. Kostok, Kostok.
  • -Cengiz. -Aha hatırladı.
  • Evet, sen de Cengiz’in kurt oğlusun.
  • Bak, bu da duvardaki resmin.
  • Duvardaki resminle avunur gönlüm
  • Daha dün yanımdaydın, şimdi neredesin?
  • Ne çabuk unutuldu? Nerede o sözün?
  • Belli ki dönülmeyen uzak yerdesin
  • -Tarkan! -Kurt!
  • Goşa, neler oluyor? Hadi yap numaranı.
  • Ne yapıyorsun Sarıbaş? Isırsana onu! Isır!
  • Şimdi sen de Kostok. Bizim karşımızda ne yapacaksın bakalım.
  • Goşa, hadi goşa goşa kurtar bizi.
  • -Kusura bakma Kostok. -O ne ya?
  • Bu sefer tek başınasın.
  • Bu kadın bu numarayı nasıl yapıyor ya?
  • Gerçekten çok iyi büyücü. Neyse hadi görüşürüz o zaman.
  • Kostok kaçıyor Tarkan.
  • -Kostok! -Ne yapıyorsun?
  • İşte şimdi gözüme girdin Tarkan.
  • Ee, benim iki gözüm de görmüyor. Ben nasıl çıkacağım?
  • Sağ yap.
  • Dümdüz devam et.
  • Sağ yap çık.
  • Beni tanımayacaksın diye içime kurt düşmüştü Kurt.
  • Bundan böyle sonsuza kadar kardeşimsin. Hadi hana gidip biraz kımız içmeyelim mi?
  • -Olur. -Hem biraz Cengiz Baba dinleriz, ne dersin?
  • -Sarı sana yakıştı ha. -Evet, bir tık açtı beni.
  • "Çok Güzel Hareket." diyenleri duyalım.
  • "Zil." diyen var mı?
  • Atıl Kurt.
  • Çal bakalım zili.
  • Buna heves eden var mı?
  • Sonra oyundan sonra seni bir zıplatabilirim.
  • Evet, kim yazmıştı?
  • Aaa bilmiyor musunuz?
  • Metin, Atakan, ben hocam.
  • Neden geciktiniz? Çaldınız mı bunu?
  • Ayrıca her Tarkan yaptığınızda
  • bu eserin yaratıcısı Sezgin Burak ustaya
  • buradan saygılarımızı gönderiyoruz.
  • Ve galiba...
  • ...sinemamızda Kartal Tibet usta oynadı. Pek çok ürün var.
  • Ama hiç birinin Metin kadar benzediğini düşünmüyorum.
  • Gerçekten yani.
  • Gözlerine bak ya.
  • Lüzumsuzca benziyorsun yani.
  • Gürhan’ın da dekoltesi hoştu.
  • Bizi Allah kurtardı.
  • Güzel skeç bu ya. Tarkanlara devam edelim.
  • Arkadaki ses tahmin ederseniz ki...
  • Safa.
  • Safa Sarı’ydı.
  • Kafiyeleri zayıftı ama taklit çok iyiydi.
  • Evet, Çok Güzel Hareketler devam ediyor efendim.
  • Şş, bana bak lan.
  • Araştırma ödevi için şu saçma müzeye gelmek senin fikrin miydi?
  • -Benim fikrimdi. -Harika fikir Birsel’cim.
  • Ya Birsel, "Saçma." dedi ama az önce.
  • Ali, bence en güzel fikir seninkiydi.
  • Ben bir fikir sunmadım ki.
  • Olsun. Sunsan en güzel seninki olurdu.
  • Allah Allah.
  • Aslında müze yerine bana gitsek ben sana annemin tablolarını gösterebilirdim.
  • Haa, ya ödev için güzel olurdu aslında.
  • Bizim evde de geyikli halı var Birsel. Annem memleketten getirdi.
  • Duvara astık.
  • -Tabii tabii. -Güzel.
  • Babam üstüne tüfek koydu ama annem çok sıcak bakmadı, saz astık biz de.
  • -Anladım. -Ali, yoksa bu bahaneyle beni eve mi çağırıyorsun?
  • Yoo.
  • Tamam, olur. Gelirim.
  • Ya sana ne oluyor böyle?
  • Ali ben iki ay halıcıda çalıştım. Part time.
  • Ne alaka ya?
  • -Seni... -Merhaba, merhaba, hoş geldiniz.
  • Merhaba. Hoş geldiniz.
  • Hoş geldiniz. Nasıl beğendiniz mi tabloları? Nasıl?
  • -Beğendik. Siz rehbersiniz galiba. -Çok güzel.
  • Evet.
  • Ya biz ödev için geldik ama tablolardan pek bir şey anlamıyoruz.
  • Bize anlatabilir misiniz acaba?
  • Tabi, tabi, anlatırım. Rehberim sonuçta değil mi?
  • Buyurun. Şöyle hemen geçin. Anlatayım isterseniz.
  • Bu görmüş olduğunuz ressamın kendisi.
  • Bu da ressamın doğduğu yer.
  • Şu sofra ne?
  • O da doyduğu yer.
  • Bir yanı?
  • Sarıyer.
  • Ne alaka ya?
  • Belediyeden istediler bunu. Sarıyer Belediyesindeyiz ya.
  • Ya, çok duygusal böyle. Doğduğu yer, doyduğu yer falan. Ben...
  • Ee, değil mi Birsel’cim?
  • İnsan doğduğu yerde doyabilir ama doyduğu yerde tekrar doğamaz asla.
  • O deyim öyle değil ki Birsel ya.
  • Ne deyimi lan. Şimdi attım onun için.
  • -Aa teşekkür ederim. -Sen iste dağları delerim dağları.
  • Onu yaptılar bir kere be.
  • Mal, başka dağ mı yok? Gider delerim.
  • Ali, ben de delerim.
  • -Neyi? -Dağı.
  • Ne oluyor?
  • -Bu ne ya? -Ne oluyor?
  • Allah Allah.
  • Kes lan!
  • Ne yapıyorsun lan, manyak?
  • Şarkıya kaptırdım abi. Kusura bakma ya.
  • Lan o yüzündeki ne?
  • Maske.
  • Oğlum Dali takacağız dedik ya.
  • Ana, ben onu koyun Doli sandım.
  • Ya sen manyak mısın? Niye koyun maskesi takalım?
  • Ya ne bileyim? İlk klonlanan koyun. Baksana, çok tatlı ya.
  • Ya sus Arif ya sus.
  • Şşt! Antep!
  • İsim vermek yok demedik mi? Onun adı Gümüşhane.
  • Pardon Kayseri.
  • Siz kimsiniz ya?
  • La kasam nerede people?
  • People mı?
  • İnsanız neticede, diye biz.
  • Şu elleri de kaldırın. Şu soygunu birazcık ciddiye alın ya.
  • Lan eller havaya mı yapıyoruz? Doğru düzgün. Tut şunu.
  • Şunu yapacaksın. Çok zor değil.
  • Sağ ol bacım.
  • Tamam. Ne bağırıyorsun be? Çocuklar, tamam korkmayın.
  • Korkmayın ben buradayım ya. Ben buradayım, korurum ben sizi tamam mı?
  • Canım pahasına da olsa korurum be ben sizi.
  • -Ne yaparsın? -Koruyamam lan. Ne bakıyorsunuz?
  • Geç.
  • -Kimsin lan sen? -Rehberim ben.
  • Güzel. Bu, kasanın yerini bilir. Artık sen bizimlesin.
  • -Ne yapacağım ben ya? -Geç lan şöyle, geç.
  • -Geçemem. -Ekiptensin lan, tak şunu.
  • -Yapamam, vallaha yapamam. -Yaparsın.
  • -Yapamam. -Aileni düşün.
  • -Ya ben öyle bir insan değilim. -Sevdiklerini düşün.
  • -Ya ben karıncayı bile incitemem. -Bir milyon dolar.
  • Kimse kımıldamasın!
  • Bu bir soygundur ulan.
  • Oh be. Ohhh! Oh be.
  • Çocukluğumdan beri bu anı bekliyordum ha.
  • Şimdi sana bir isim bulalım. Bir il söyle.
  • Beylikdüzü.
  • Beylikdüzü il mi lan?
  • -Olmadı mı daha? -Olmadı. Bir il söyle.
  • Tamam Adana. Ohh be. Bundan sonra…
  • Evet, Adana lan! Adana!
  • Şunu giy. Şunu giy.
  • Evet, ver, ver. Bundan sonra benim adım Adana.
  • Koordinatları ve bütün planı ben üstleniyorum artık. Tamam mı duydunuz mu?
  • Oh be. Oh.
  • Hatta bundan sonra kod adı yapıyorum lan. Kod adım 01.
  • Hatta bir buçuk. Bir buçuk Adana’yım ulan ben.
  • Ohh oh oh ohhh. Ohh ohhh ohhhhh. Ne bakıyorsunuz?
  • Ne yaptın?
  • Keşke Urfa deseydim. Adana acı geldi.
  • Antep, adamı niye vurdun?
  • Çok kafa açıyordu. Bize de sıkardı bu salak.
  • Soygunun ilk kuralı kimseyi vurmak yok, demedik mi Antep?
  • Ah! Allah!
  • Antep! Bundan sonra Gaziantep'sin.
  • Sen ilkyardım biliyor musun?
  • Durun onu almayın, beni alın. Ben iki ay hemşirelik yaptım. Part time.
  • Ben bu salağa güvenmem. Kendi yarama tuz basarım.
  • Geç, geç.
  • Polisler geldi Birsel. Kurtulduk tamam mı?
  • Kayseri, polisler geldi.
  • Ne yapacağız Gümüşhane?
  • Birinin polislerle konuşması lazım.
  • Ben konuşayım mı? Halkla ilişkiler okudum.
  • -Ben konuşayım. -Niye?
  • 752 bölüm Arka Sokaklar izledim.
  • Sen daha tecrübelisin. Sen konuş.
  • Ama yanına bir rehine al. Eli boş gitmek olmaz ilk buluşmaya.
  • Doğru, doğru. Kimi alayım?
  • Lan al işte birini.
  • -Tamam. Sen, bir adım öne çık. -Ben mi? Emre bir şey yapsana.
  • Ne yapayım? Adamda silah var.
  • Ya, "Dağları delerim." diyordun.
  • Dağ delmekte ne var. İki iş makinesi.
  • Ya yazıklar olsun sana be.
  • Bela ceza okuma lan.
  • -Öldüreceğim seni! -Kes lan! Geç, geç, geç, geç, geç.
  • Durun, onu almayın beni alın.
  • Durun!
  • Bizi almayın onu alın.
  • Durun, onu almayın beni alın. Ben iki ay fedailik yaptım. Part time.
  • Ne diyorsunuz lan, manyak mısın? Geç lan şöyle, geç.
  • Geç kızım, geç kızım, geç kızım.
  • Geç kızım.
  • Bırakın kızı, bırakın kızı.
  • Bırakın lan kızı.
  • Bıraktım Malkoçoğlu şu an. Çok korktum lan.
  • Manyak mısın lan sen? Hasta mısın? Geç kızım.
  • -Geç şöyle. -Yürü yoksa vururum.
  • Yürü.
  • Birsel, senin için dağları delemem belki ama ölürüm.
  • Vurun lan beni.
  • -Vurun lan. -Ölmekten korkmuyor musun?
  • Ardında kalanlar ne yapacak sensiz?
  • Birsel ölmesin yeter benim için.
  • Sigortası olmayan biri için fazla cesursun evlat.
  • Benim sigortam var. Beni vurun gitsin.
  • Vallaha araya gideceksin ya. Yemin ederim. Bak, daha tutuyor ya.
  • Daha tutuyor. Ben bu salağa sigorta falan yapmam ortak.
  • Nasıl yani?
  • Açığa çıktık. Söylüyorum.
  • Merhabalar, biz Gallivaz Sigortayız.
  • -Yanlış söyledim galiba. -Galvaniz.
  • -Galvaniz Sigortayız. -Evet.
  • Bu da bizim viral reklamımız. Ver cıngılı.
  • İşte bir sabah
  • Başına gelir
  • Tehlike, tehlike, tehlike ve ve ve
  • Ve rehber de ölmemiş
  • Kandırmış oysa
  • Sigortası var sonuçta
  • Eee Gaziantep
  • Kolları getir
  • Yapalım sigorta, sigorta si si si
  • Önleminizi alın
  • Kalmayın dımdızlak
  • Sizin de güvenceniz olsun
  • Önleminizi alın
  • Kalmayın dımdızlak
  • Sizin de güvenceniz olsun
  • -Çok iyiydi. -Çok iyiydi tebrikler.
  • Harika öldünüz ama. Harika öldünüz
  • Ne yapıyorsunuz siz be?
  • Galvaniz Sigorta.
  • Eğer bir gün attan inerseniz eşeğe binmeyin. Biz size bakarız.
  • 16 gizli kamerayla çekildi.
  • Hani kamera nerede?
  • Şurada.
  • Şöyle, şu taraf…
  • Bize de söylemediler. Çok gizliymiş.
  • Başvuru formlarını kapıdan alabilirsiniz.
  • Ya ne formu? Deli misiniz? Çocuğun haline bak.
  • Anne, bitti.
  • Beyefendi, reklamdı bunlar, reklam.
  • Reklam, rehber de ölmemiş.
  • -Rehber de ölmemiş -Durun!
  • Bu ne rezillik? Çıkın gidin lan.
  • -Cıngılla girdik cıngılla çıkalım. İzleniyoruz neticede. -Doğru.
  • Buyurun.
  • Rehber de ölmemiş
  • Kandırmış oysa
  • Sigortası var sonuçta
  • Rezil rüsva olduk ya.
  • Birsel senin için silahın önüne atladım. Hadi gidelim.
  • Ben hâlâ Emre’den hoşlanıyorum ya.
  • Nasıl ya? Senin için hiçbir şey yapmadı ki o.
  • E, yakışıklı.
  • Ne oldu lan, şov yaptın o kadar.
  • -Hadi gidelim Birsel. -Yürü ya, karaktersiz seviyorum ben.
  • Beni böyle seviyor.
  • Tuba, sana da teşekkür ederim. O kadar silahın önüne atladın benim için ya.
  • Ali beni fark edebilmen için illa bir kahramanlık mı yapmam gerekiyordu?
  • Evet.
  • Tamam, benlik bir sıkıntı yok.
  • ÇGH miydi bu?
  • Zil miydi bu?
  • Aferin çocuklar. Çok iyi çalışılmıştı.
  • Çok da iyi çalıştı.
  • Üstelik belki de çaylak Tuba’nın en iyi skeçlerinden birisi olabilir.
  • Tuba’ya bir alkış.
  • Aferin. Aferin.
  • Aferin.
  • Ben en iyi şakayı söylüyorum: Anne bitti.
  • Çok iyiydi. Kim yazmıştı çocuklar?
  • -Üçümüz hocam. -Üçünüz.
  • Hadi ya?
  • Şaşırsam ya ben çok. Allah Allah. Nasıl ya?
  • Aferin çocuklar. Çok güzel.
  • Bu hafta da zili çaldırdınız. Vay canına.
  • Alt yapıya bir alkış.
  • Çok Güzel Hareketler devam.
  • Merhaba.
  • Şimdi bazı ilişkilerde şöyle olur.
  • -Çok... -Ki sen çok iyi biliyorsun.
  • Ki evliyim ben.
  • Böyle, insanlar ilk tanıştıklarında oldukları gibi görünmezler. Ya da görünemezler.
  • Böyle ufak, beyaz yalanlar söylenir.
  • Mesela okumadığı kitaplar, izlemediği filmler "A biliyorum tabii"ler falan yapılır.
  • Bakalım şimdi bu ilişkide göründüğü gibi ya da olduğu gibi görünmemek işe yaramış mı?
  • Bunu izleyeceğiz. Gürhan ve Atakan yazdı.
  • Davul Dengi Dengine Çalmaz. İyi seyirler, iyi eğlenceler.
  • Vay, vay, vay, mekana bak be.
  • -Ne yapıyorsun oğlum? -Oğlum, mekan çok temiz. Kirletmeyelim lan.
  • Tamam, abartma. Geç otur şuraya ya.
  • Yalnız hakikaten mekan bayağı ciks kanka. Burada öpmesinler bizi.
  • Valla sadece öpseler iyi kanka.
  • Başka ne yapacaklar oğlum?
  • Örseleyebilirler mesela.
  • Ya bak, bu hep Safa'nın bu işleri ha.
  • Yemin ediyorum, yine cebinde beş kuruş parası yok, hesabı bize kilitlemek için çağırdı.
  • Ben sana söyleyeyim. -Oğlum, adam gariban ya.
  • Geçen gün Akbil'i bitmiş, adam Beşiktaş'tan Pendik'e yürümek zorunda kalmış ya.
  • -Yürümüş mü bari? -Ataşehir'de polis çevirmiş.
  • Şüpheli şahıs diye.
  • Şişman şüpheli şahıs diye çevirmiş.
  • Sonra bunun gerçekten şişman olduğunu öğrenince bırakmışlar.
  • Çünkü kaçan şahıs, şüpheli şahıs, şişman kılığında bir şüpheliymiş.
  • Bir saniye, bir saniye.
  • Genel istek üzerine bu repliği bir kere daha söylemeni...
  • Daha yüksek volümlü çocuklar. Bir daha alalım bu harikulade repliği.
  • Yürümüş mü bari?
  • Ataşehir'de polis durdurmuş. Şişman şüpheli şahıs diye.
  • Sonra gerçekten şişman olduğunu öğrenince bırakmışlar
  • çünkü kaçan şahıs şişman kılığındaki bir şüpheliymiş.
  • -Ne anlatıyorsun oğlum sen ya? -Oğlum işte, şişman şüpheli şahıs ya.
  • Ya, tamam be kardeşim be. Öf, ya.
  • Hayır yani, getirdiği mekana bak. Parçalanacağız burada şimdi ya.
  • Ati, oğlum bir sakin ya.
  • Bir sakin ya. Bende var oğlum. Annemden de aldım, 32 liram var.
  • Annenden de aldın, 32 liran var.
  • Evet. Bende iki lira vardı. Kadın eli bol davrandı, 30'u bir bastı, ben şok.
  • -Ne diyorsun ya? -Aynen ya, valla.
  • İyi, ben antrikot söylüyorum o zaman.
  • -Bakalım bir. -Ya, saçma sapan hareketler yapma.
  • -Sen menüye bir baktın mı? -Aynen, aynen. Var ya, her şey var oğlum ya.
  • Onu demiyorum oğlum, menüde fiyat yazmıyor.
  • Ana, doğru diyorsun oğlum. Menüde fiyat yazmıyorsa burası...
  • ..."ala carte" mıydı o?
  • Bir daha alayım mı burayı?
  • Al bakalım.
  • Alıştık hocam.
  • Menüde fiyat yazmıyor.
  • O zaman menüde fiyat yazmıyorsa burası ala carte değil,
  • ayaküstü kanka. -Yaa.
  • -Merhabalar. -Öyle değil, lan.
  • Provada ben burayı gördüm. Öyle değildi.
  • Evet hocam.
  • Açık... Neydi? Self service değil.
  • -Hocam orası... -Ayaküstü.
  • Burası self service olmayınca biz de "Öyle mi yapsak acaba?" dedik.
  • Ya, şunu demek istiyor yani. Burada insanı...
  • Ayak...üstünde hesabı alırlar. Yani...
  • Evet.
  • Bilmiyorum sizin aklınıza hangi halk tabiri geldi ama...
  • Peki, Engin'in girişiyle alalım.
  • Evliya'ya da bir çare bulacağız demek ki.
  • Merhabalar. Lezizelliye hoş geldiniz.
  • -Hoş bulduk. -Merhaba.
  • Siz...
  • Evet, biz onlar.
  • Çokoloko lok lok lok Çekeleke lek lek
  • Valla siz kimsiniz bilmiyorum ama bu masam rezerve. Sizi diğer masaya almam gerekecek.
  • Yalnız, biz rezerve etmiştik bu masayı ama...
  • Siz?
  • -Ha, siz. -Evet.
  • Yok, valla çıkaramadım ya ben sizi.
  • Ama arkadaşlar geldiğinde ben sizi diğer masaya almak zorunda kalacağım.
  • Siz burada kalın şimdi ama çok oynamayın çatalla bıçakla, dağıtmayın oraları.
  • Lan Safa yanımızda olmayınca tanıyan da yok ha.
  • Evet oğlum bu ne ya? Ne güzel üçlü ve güçlüydük ya.
  • Ben kendimi eksik hissediyorum kardeşim.
  • Bir anda 120 kilo eksilmiş gibiyim.
  • Ya aşkım...
  • Ya hayatım ya, keşke valeye verseydin arabayı. Alt tarafı 80 TL, nedir ki?
  • Yavrum, parasında değilim ya.
  • Bak yemin ediyorum parasında değilim. Seksen lira bir para değil, para üstü.
  • Yani, birine 500 lira verirsin o sana geri üstüne 80 lira verir. Anladın mı?
  • Böyle. Bir de hoyrat kullanıyorlar anlatabiliyor muyum?
  • Yani ben 120 lira veririm yine kendi arabamı kendim park ederim.
  • Merhabalar, hoş geldiniz.
  • -Hoş bulduk. -Buyurun, şu masayı size ayırtmıştık.
  • Beyler, masanın sahibi geldi. Sizleri buradan alalım.
  • Hayır, bir dakika, onlar benim arkadaşlarım ya.
  • Kalsınlar, ekipten.
  • -Ekipten mi? -Evet.
  • Haaa, siz ekipten.
  • O ekipten değil mi, o ekip...
  • Yok ya, çıkaramıyorum.
  • -Bak. -Safa'cım, naber?
  • Aptal.
  • -Naber? -İyilik kanka. Senden naber?
  • Eyvallah sağ ol. Otur, rahatsız olma ya.
  • Eyvallah, eyvallah.
  • Ağzına ne olmuş lan bunun?
  • Çözemedim kanka, ben de anlamadım. Sen şey yapma.
  • Vay vay, kardeşim. Bayağı şey olmuşsun, şık olmuşsun ya, ceket falan.
  • Bu Sinanpaşa'dan aldığımız ceket değil mi?
  • Sinanpaşa?
  • Oğlum ne Sinanpaşa'sı lan?
  • "Tzar" gelirli miyim ben?
  • Zar?
  • Dar gelirli. Ağzıma da oturmadı ya, bir dakika.
  • Dar gelirli.
  • Aa, yok. Oğlum, lütfen ya.
  • -Dur bir de ben deneyeyim. -Hadi bakalım.
  • D-dar gelirli.
  • Hiç olmuyor.
  • Bu kelimeyi uzun zamandır kullanmıyorum, biliyor musun?
  • Oğlu, Charlie Hamilson lan bu.
  • -Oradan mı aldın bunu? -Evet.
  • Yanındakini nereden almış acaba?
  • Onu bilmiyorum. Çözemedim. Dur bakalım.
  • Ya, insan yetenekli olunca hak ettiğini buluyor tabii.
  • Mesela beni.
  • Belli, belli.
  • -Kız biraz uyuz mu kanka? -Evet, evet, çıtır.
  • -Anladım. -Çıtırdan kanka.
  • -Evliya ben. -Aa, seni tanıdım ben.
  • Sonunda.
  • Açın kapıyı.
  • Sensin o.
  • O şey ya, Gürhan. Bıyıklı böyle. Hamza'dan bir beş santim uzun arkadaş var ya.
  • Gürhan ya o. Ben daha çok şey:
  • Selamün aleyküm, aleyküm selam.
  • Bir de şey var, hani:
  • "Çok teşekkür ediyorum." Bir de o var.
  • Atakan ben de.
  • Var ya hani, Burulay. Geldiğinde vardı dolunay.
  • "Acı seviyorum dayı." falan.
  • Evet. Aşkım ben bir makyajımı tazeleyeceğim canım. Bir lavaboya gideyim.
  • Bunu da neden yapıyoruz bilmiyorum ama...
  • Bayat makyaj koku yapıyor herhalde.
  • Bayat makyaj koku
  • yapıyor.
  • Ne oluyor oğlum sana?
  • Ne oluyor lan sana?
  • Ha? Ne lan bu hareketler, kardeşlerini gömmeler falan? Hayırdır?
  • Sen bu musun oğlum? Sen bu musun ya?
  • Kimsin lan sen? Ha? Kim lan bu?
  • Kim oğlum bu?
  • Tamam Evo, bir dakika, bir sakin ol. Bir sakin ol ya. Bir mevzuyu anlayalım.
  • Böyle bir yükselmenin bir anlamı yok.
  • Anlat lan!
  • Oğlum, kız çok zengin. Ben de uyum sağlamaya çalışıyorum ya.
  • Azıcık idare edemez misiniz be oğlum?
  • İdare falan edemem Safa.
  • İdare edemem.
  • Ya tamam, bir dur. Bir dur, tamam.
  • Araba falan ne iş?
  • Oğlum araba kiralık ya.
  • Kız şeyde, Levent'te villada oturuyor. Ben kızı evine bırakıyorum, tamam mı?
  • Sonra işte, arabayı yakın bir yere park ediyorum, ben 500 T'yle geri dönüyorum eve.
  • Bu ilişkide çok emeğim var oğlum.
  • Oğlum çok iyi gidiyorum lan. Azıcık idare edemez misiniz ya?
  • Tamam, peki sen bunun kirasını falan nasıl ödeyeceksin kardeşim?
  • Rabbim kerim.
  • Rabbimin pazartesi gününe kadar bir yol göstereceğine inanıyorum.
  • Ya oğlum, böyle oyunlara gerek var mı Safa?
  • Oğlum ben zaten zamanı gelince söyleyeceğim kıza. Biraz idare edin be oğlum ya.
  • Hadi.
  • -Alo. Amca. -Kız geliyor.
  • Ya sonra dedi ki bana: "500 bin, 500 bin."
  • Dedim ki: "Al şu bir milyonu, beni bir daha arama."
  • Amıca. Tamam, tamam, geldim yanına ben şimdi Safa'nın. Safa'cım.
  • Amcamlar telefonda da, "Bir kuple Halil Sezai yapar mı?" diyorlar. Yapar mısın?
  • Yaparım tabii ya.
  • Had bakalım. Göster amcamlara yeteneğini.
  • Haa.
  • İyi akşamlar.
  • Ölü aşk diyarlarına
  • Beni sen attın da
  • -Harika ya. -Dur, dur, şeyi de yapayım bak.
  • Gerek yok. Ben sana zamanı gelince söylerim.
  • Ha.
  • Ben sana diyeyim mi? Kız var ya, Safa'yı balmumuna çevirmiş dayı.
  • Yakında AVM'lerde görmeye gideceğiz.
  • Safa Sarı Balmumu.
  • Tamam, tamam, sen şey yapma.
  • Setenay'cım, ne iş yapıyorsun?
  • Ben çalışmıyorum canım ama aslında güzellik uzmanıyım.
  • Öyle mi ya? Çok güzel ya.
  • Baba parası yiyor.
  • Efendim?
  • Ne yersin?
  • Valla buranın her şeyleri çok güzel, biliyor musun?
  • Çok sık gelir misiniz buraya?
  • Çok sıkmasalar geliriz de...
  • Hani, vakit bulamıyoruz, diyor. Yoğunuz falan.
  • Sabahtan beri düşünüyorum, düşünüyorum. Sonunda buldum: Çocuklar Duymasın, Havuç.
  • Yok abi, ben orada şalgamı oynuyorum, arkadaş da hıyarı.
  • Hay Allah, yine çıkaramadım. Neyse, karar verebildiniz mi?
  • Her zamankinden Engin'cim.
  • Tamam o zaman size başlangıç olarak krokenti efunki, ardından da frutti de kalamare zukkini.
  • Ben de aynısından alayım ama zukkininin köpüğü bol olsun.
  • -Bol. -Bol köpüklü olsun.
  • Zukkiniyi bulmuş, bir de bol köpüklüsünü arıyor.
  • Efendim, siz karar verebildiniz mi?
  • Biz çorba alalım usta.
  • Zuppa.
  • Züppe mi? Ne diyor lan bu?
  • Efendim, "zuppa" İtalyancada "çorba" demek.
  • Çorba zupper olur o zaman.
  • -Zuppa. -Tamam oğlum, ben ne dedim?
  • Olay çıkaracağım ha şimdi. -Tamam oğlum, bir sakin ol.
  • Bir uyum sağlamaya çalış ya.
  • Ben bir mercimek zuppa'si alayım.
  • Evet, bana da bir züppe zonyelin ver.
  • Züppesi soytarısı bol olsun ama.
  • Çok şakacılar ama ben her şakaya çok gülmem zaten.
  • Ya, arkadaşlar buranın yabancısı da,
  • şefin tavsiyesi ne?
  • Valla bugün bir tavsiyede bulunmadı kendisi.
  • Ama ben gene de bir gideyim, sorayım. Belki ağzından bir şey kaçırır falan, değil mi?
  • Şefim.
  • Evet. Setenay'cım, ne okuyordun sen?
  • İnanır mısın, biz Safa'yla aynı okuldan mezun olmuşuz ama o benden üç sene önce mezun olmuş.
  • Karşılaşmamışız aşkımla.
  • Karabük Üniversitesi, Arkeoloji.
  • Arkeoloji?
  • Kazı bilimi var ya.
  • Yavrum, ben New York Film Academy'den mezun olduktan sonra,
  • orada bir hobi olarak Karabük'te arkeoloji okudum. Onu diyorlar.
  • Hatta bir kazı sırasında Karabük'ü biz bulduk.
  • -Gerçekten mi? -Evet.
  • Yani bizim alt dönemde bir arkadaşlar var, Akçaabat'ı da hâlâ arıyorlar şu an.
  • Evet, siparişleriniz de geldi.
  • Süper, süper.
  • Harika.
  • Şunlar zukkininiz.
  • Bu mu lan zukkini?
  • Buyurun efendim.
  • Şefin tavsiyesi ne, öğrenebildiniz mi?
  • Valla şefin kafası bu aralar çok karışık.
  • Karşı restoranı tavsiye etti. "Gitsinler orada yesinler." dedi.
  • Buyurun, bu da sizin bol köpüklü zukkininiz.
  • Ha, bu arada Safa Bey, sizin arabanıza bir araba çarptı.
  • Plakasını alamadım. Sonra bir araba daha çarptı.
  • Onun da plakasını alamadım.
  • Sonra bir araba daha çarptı. Onun da plakasını alabilirdim ama onu da ben almadım.
  • Dedim "Bunların bir bildiği vardır herhalde, o kadar çarptıklarına göre."
  • Ama onun...
  • ...ikiz aynasını aldım.
  • İkiz aynası mı?
  • He, ikiz aynası. Ben bunlara "ikiz aynası" diyorum. Ne var? Ne oldu?
  • Karşılıklılar ya.
  • İkiz...
  • -Alayım ben. -Buyurun.
  • Arabaya çarptı, bu da onun aynası değil mi?
  • Evet.
  • Araba...
  • Arabaya çarpmış.
  • -Safa? -Ben bir gideyim bakayım.
  • -Hayır, hayır. Aşkım ya. -Dur bir oğlum.
  • Bir sakin ol ya.
  • Alt tarafı bir cip hayatım. 500 bin dolar.
  • Dolar.
  • Oğlum, dolar diyor lan bu.
  • Bir de zengin ağzıyla dolar da demiyor. "Dolâr" diyor.
  • Kiralık bu.
  • -Tamam oğlum, tamam. Sakin ol ya. -Ne sakin olsun oğlum? Adam ne sakin olsun ya?
  • Ya sakin... Baksana oğlum, gözümüzün önünde eridi adam ya.
  • Setenay, bak kızım.
  • Bak güzelim.
  • Bu kız harbi güzel ha. -Güzel kız.
  • -Güzel, değil mi? -Güzel. Ben bayağı beğendim.
  • Bak canım. Bu çocuğun peşini bırak.
  • Bak, bu çocuğun var ya, parası yok.
  • Daha açık konuşayım mı? Oğlum bizim var ya hiç paramız yok.
  • Biz buraya yürüyerek geldik, tamam mı?
  • Safa'nın ana babası Pendik'te yaşıyor. Benim anam babam Sultanbeyli'de yaşıyor.
  • Bunun anne babası...
  • Anne baban nerede yaşıyor?
  • Gültepe'de.
  • -Ortabayır'ın orada mı? -Yok, Bacadibi.Yukarıda.
  • -Oralar sıkıntılı diyorlar. -Kiralar yüksek.
  • -Ama bu devirde ev bulmak zor. -Zor abi, çok zor. Valla çok zor.
  • -Gültepe'de oturuyor. -Ya!
  • Bu çocuğun peşini bırak. Bizden ne istiyorsun ya?
  • Şu çocuğa yaptığına bak. Git zengin birini bul.
  • -Safa. -Efendim?
  • Ne diyor bu atarlı elmacık?
  • Doğru diyor.
  • Ben zengin değilim.
  • Fakirim.
  • Ayrıca New York'ta falan da okumadım.
  • Lan, New York'u haritada görsem Kütahya zannederim ben ya.
  • Ve sana bir şey itiraf edeyim mi? Bunu söylemeyecektim ama...
  • Ne?
  • Karabük'ü biz bulmadık.
  • Alt dönemler de Akçaabat'ı değil, Zonguldak'ı arıyorlar.
  • Bu söylediklerinin hepsi yalan mıydı yani?
  • Yalandı.
  • Evet.
  • -Ben soruyu Safa'ya sordum. -Evet.
  • Cevap aynı diye ben şey yaptım.
  • Safa üzülme.
  • Ben de sana yalan söyledim.
  • Ne yalanı ya?
  • Ya Safa'ya söylüyorum şu an ben.
  • Ne yalanı ya?
  • Soru aynı diye ben...
  • Ee, Safa, aslında ben çok zengin değilim.
  • Hatta ben hiç zengin değilim ya.
  • Levent'te oturmuyorum. Sen beni oraya bıraktıktan sonra ben Gültepe'ye yürüyorum.
  • Komşu çıktı kanka.
  • Ayrıca ben güzellik uzmanı falan da değilim. Ara ütücüyüm.
  • -Ara ütücü ne ya? -Sondan bir önceki.
  • Ha. Setenay. Yani biz artık aşkımızı...
  • Dur. Ben Setenay falan da değilim ayrıca ya.
  • Benim adım Satı.
  • Satı mı?
  • Artık aşkımızı daha rahat yaşayabiliriz Satı.
  • Ya, dur Safa ya. Ben yapamam.
  • Niye? Sana yalan söylediğim için mi?
  • Hayır. Dar gelirli olduğun için.
  • Nasıl ya?
  • Yani sen benim için düşük bütçelisin.
  • -Allah Allah. -Yetersiz bakiyesin.
  • Sen nesin lan?
  • -Safa. -Ha?
  • Olmaz. Ayrıca ben param yok diye de
  • parası olmayan insanlarla olmak zorunda değilim canım.
  • Bence sen de öyle yapsan kendine çok iyi davranırsın Safa. Baybay.
  • Ayrıca, "Açın kapıyı" çok iyi.
  • Lan yürü git, maymun.
  • Ne oldu oğlum şimdi ya? Ha?
  • Ne oldu ya? -Safa aramıza döndü abi, ne olacak?
  • Oğlum, benim çok emeğim vardı bunda ya.
  • Değdi mi lan? Değdi mi oğlum?
  • Boş ver kanka. O kız sana gelmezdi zaten.
  • Siz oğlum, ayrı dünyaların insanları değil, siz aynı dünyaların insanlarıydınız.
  • Bu mu? Bunu mu çıkarttın?
  • -Bence. -Sen neye bu kadar üzüldün abi?
  • Abi ben araba için. Araba. Araba kiralık diyorum. Boş senede imza attırdılar ya.
  • Tamam oğlum, tamam ya. Onu bir şekilde hallederiz.
  • Manyak mısın oğlum ya? Birbirinize destek olun ya.
  • Sen?
  • Ben iyiyim kanka.
  • Allah iyilik versin kardeşim. Allah iyilik versin.
  • Buyurun, hesabınız.
  • Hesabımız. Bakalım, hesabımız. Evet.
  • Bu ne lan? Bu ne oğlum?
  • Kanka, x'i yalnız bırak.
  • Yalnız bırak.
  • Şurada bir tane komşudan mı alıyorduk, ne yapıyorduk bu aşağı...
  • -Dokuz olur. Alırsan dokuz olur. -Bir şey söyleyeceğim.
  • Şu sıfırları bir görmeyin.
  • -Onu bir görmeyin. -Toplama mı?
  • Ne bu? 212 376... Abi sen numara mı yazdın? Bu ne ya?
  • Oğlum ne numarası? Hesap bu işte ya.
  • Aynen. Eski parayla yazıldı.
  • -Sebep? -Şefin tavsiyesi.
  • Ne garip adammış bu şef de ya.
  • -Tamam o zaman. -Şöyle yapalım dayı.
  • Ben şu 32'yi vereyim. Ama iki kalsın. İki kalsın.Şu 30'u vereyim ben.
  • Bende de bu yüz var. Sende ne kadar var kanka? Bu şey...
  • Full Akbil.
  • Bunu nereye basıyoruz abi?
  • Ya ben sizi şimdi tanıdım.
  • Siz, Çok Güzel Hareketler Bunlar, değil mi?
  • Oh be. Ay canım ya.
  • Ya, çok sevindim ya.
  • Valla. Hoş geldiniz mekanımıza. Merhaba. -Hoş bulduk.
  • -Bir an tanımayacaksın diye çok korktuk. -Çok.
  • Olur mu ya, ne demek ya?
  • Sizin hocanız da hep buraya geliyor, biliyor musunuz?
  • -Ha, öyle mi? -Neler yiyor neler, bir bilseniz.
  • -Gerçekten? -Gerçekten. Tabii canım.
  • Buraya geliyor. Hep burada o da. -Hoca diyor. Hoca diyor.
  • Çok sevindim ya sizi gördüğüme.
  • Tamam o zaman, kanka, hoca.
  • Şey ee, bize o zaman bir indirim, şey...
  • -İndirim mi? -İndirim.
  • İndirim değil de, ben ona bir 10 fazla koydum.
  • -Sen? -Yani.
  • Kanka sen bir tuvalete mi gitsen?
  • -Ha şey... -Tuvalete git.
  • Haa. Şurada değil mi?
  • -Tuvalete gidiyor. Aynen. -Ben gördüm tuvaleti.
  • Hocam, şey soracağım bir. Bu ne hocam?
  • Ha, bu, normalde buna bez koyuyorlar da ben bulamadım, atlet koydum bugün buraya.
  • Telefon çalıyor.
  • Hoca arıyor. Hoca arıyor.
  • Efendim hocam?
  • -Ne diyor? -Bir dakika oğlum.
  • -Beni sordu mu? -Oğlum bir dakika. Evet hocam.
  • -Hocam merhaba. -Bir dakika oğlum. Efendim? Evet hocam.
  • Ya hocam, iki skeç yazdık, bu kadar övülmez ama insan.
  • Yok, yok. Yalnız siz de yazdınız. Vizontele var, o var falan.
  • Aynen, aynen. Şey yapmayalım hocam. Tamam.
  • O zaman, kafedeyiz hocam. Hoparlöre veriyorum ben.
  • Tamam. Tamam hocam.
  • Veriyorum hocam.
  • Buyurun, sizi istiyor.
  • -Beni mi? -Aynen.
  • -Yılmaz Bey? -Evet, evet.
  • Aslanım iyi akşamlar.
  • İyi akşamlar hocam, iyi akşamlar. Nasılsınız?
  • Sağ ol koçum, teşekkür ederim. İyiyim.
  • Bizim çocuklar gelmiş oraya. Ben de dedim, "Bir arayayım bakayım."
  • Evet, evet hocam. Buradalar, buradalar.
  • -Buradalar hocam. -Sen hiç skeç yazıyor musun bakayım?
  • Yani yazıyorum hocam. Ben de zaten size CV atacaktım.
  • Çok sevinirim hocam. Çok mutlu olurum.
  • Güzel. Sen şimdi çocuklara numaranı ver. Ben ararım.
  • Bir de orada çocuklar ne yediyse sıkıntı yapma. Benim hesabıma yazabilirsin, tamam mı?
  • Hocam emin misiniz? Bayağı yediler çünkü.
  • -Ya sen yaz. Ben şey yapıyorum. Sıkıntı yok. -Tamam. Tamam hocam.
  • -Onun parasını falan şey yaparım ben. -Tamam hocam. Tamamdır hocam. Tamam hocam.
  • -Hadi bakalım o zaman. -Tamam aslanım, hadi görüşürüz. Kendine iyi bak.
  • Çocuklar, skeç yazın bu arada ha. Bu akşam skeç lazım. Hadi.
  • -Geliyoruz hocam. Hemen şimdi geliyoruz. -Hemen şimdi geliyoruz.
  • -Hadi bakalım. -Hadi bakayım.
  • -Bir skeç fikri var zaten. -Görüşürüz.
  • -Bunu da aldım ben. -Kolay gelsin.
  • Onu alma, onu alayım ben.
  • -Hadi abi, görüşürüz. -İyi akşamlar abi.
  • -Skeç bitsin, gönderirim. -Görüşürüz. Baybay.
  • "Çok Güzel Hareket." diyenler?
  • "Zil." diyen var mı?
  • Pek yok galiba.
  • ÇGH mi? Bir daha duyayım.
  • Tamam. "Zil." diyenler?
  • ÇGH buçuk.
  • Bir iki sarkan yeri vardı. Oralar sarkmasa aslında
  • zil de olabilirdi.
  • Finalle ilgili kaygınız vardı. Neyse ki benim sevdiğim final çalıştı.
  • Kendimi kullandırtıyorum bunlara.
  • Ama Safa konuşunca içimde bir...
  • Benden birisi daha konuşuyor yani. Güzeldi.
  • Aslında skecin ilginç bir... Kim yazmıştı, pardon bu arada?
  • Benimle Gürhan, hocam, beraber.
  • Gürhan'la ikiniz yazdınız. Aferin size.
  • En iyi şakayı kim söyleyecek? Sizce en iyi şaka hangisiydi?
  • -Şefin tavsiyesi. -Şefin tavsiyesi. Başka?
  • Hesap bölümü, değil mi? Fena değildi, evet.
  • Ha, x'leri çıkart. Bak, inceciler var.
  • Çok "lan" diyorum ben. Mışım.
  • Yayını bir seyrettim. Onu da atıyorlar.
  • Sürekli ben " " diyen biriyim.
  • Ağzımdan öyle bir kelime çıkarsa lütfen uyarın.
  • Hep birlikte "cık cık cık cık"...
  • ...derseniz güzel olur ama abartmayın.
  • "Aynı dünyaların insanıyız." iyi bir zemin aslında.
  • Tabii, ee...
  • ...burada da kız kötü kişi oldu ama...
  • Hep erkek kötü kişi olacak diye bir şey yok.
  • "Aynı dünyaların insanıyız. Anlaşamayız." fena değil aslında.
  • Yani ikisi de fakir olduğunda...
  • Çok yüksek bir yaklaşım değil de böyle bir skeç yazılabilir, anlamına geliyor.
  • Demek sizin İtalyan restoranına gidip yemek yiyecek paranız yok, öyle mi?
  • Ama benim var, öyle mi?
  • -Terbiyesiz bir skeç. -Diyorlar.
  • Terbiyesiz bir skeç bence bu.
  • Ne oldu?
  • Ne oldu lan?
  • "Şşş." ne ya?
  • Bence böyle olmalı ya. Seyirci karar vermeli.
  • Hoşunuza gitmeyen bir laf olduğuna söyleyin bence.
  • Cık cık cık cık.
  • Bugün var mı öyle ayıp bir kelime?
  • Örnek vermek gerekirse.
  • Yok, sakın örnek verme.
  • Çok Güzel Hareketler devam ediyor.
  • Toplumda bazı meslekler var ki çok hoş karşılanmayabiliyor.
  • Bunlardan bir tane... "Hoş karşılanmıyor." demeyeyim de, hani mesela...
  • Aramızda var mı, mesleği toplum tarafından hoş karşılanmayan?
  • Soruya bak.
  • Saçma oldu ya.
  • Allah Allah.
  • Böyle biri var mı? Aylık geliriniz nedir?
  • -Ya hocam... -Ne mesela? Örnek ne?
  • Şeye, icra memuruna getirecektim hocam.
  • Ha, aklımıza da neler geldi lan?
  • Sizin aklınıza icracı mı geldi yani? "Hoş karşılanmayan." Yani, değil mi?
  • Evet hocam, ikinci bir örneği de bulamadım. İyice şey yaptım. Yani, evet, icra memurları
  • yani mesela, tabii ki güzel bir iş de, hani atıyorum, evinize icra geldiği zaman
  • pek hoş karşılamıyorsunuz. Evet hocam, doğru kelime bu galiba: Hoş karşılanmayan.
  • Çünkü icra memurunu hoş karşılamayız. Evet.
  • Bravo. Bravo.
  • Sanırım buldum.
  • Akıl küpü ya çocuk.
  • Biz de dedik ki: "Bir icra memurunun evine acaba icra gelse ne olur?"
  • Hilmi, Cemile, Batuhan ve Gürhan yazdılar.
  • Sizden Bir İcramız Olacak geliyor. İyi eğlenceler, iyi seyirler.
  • Ben onu gördüm de hiçbir şey söylemedim. Söylesem...
  • -Söylesem gene bir şey deme hakkı var. -Öyle.
  • Aa, Ahmet amca. Hoş geldin Ahmet amca.
  • Hoş bulduk. Necati Kapıkolu'nun evi burası mı?
  • İyi misin Ahmet amca? Burası tabii.
  • Kusura bakma kızım. Görev başında resmi olmak zorundayım.
  • Baban annen evde mi? -Görmüyor musun? Burada ya.
  • -He, baban bu mu? -He, bu.
  • Ahmet, biz de emekli olduk diye bizi tanımaz oldun ha.
  • O kadar yıl beraber çalışmadık mı ya?
  • Çalıştık, bitti.
  • İş başka, arkadaşlık başka.
  • Yani çalıştık bitti de, yani iş dediğin ne senin ya?
  • İcra memuruyuz oğlum biz.
  • Yani daha çok sen memursun. Ben emekli oldum tabii. Bitti benim.
  • Geçin hadi, oturun. Öyle konuşalım. Ayakta kaldınız.
  • Ya bir şey olmaz, bir şey olmaz. Birazdan da siz ayakta kalacaksınız.
  • -Niye ki? -Nasıl?
  • Valla biz de şoktayız. İlk defa bir icra memurunun evine icraya geliyoruz.
  • -Ne? -Ay. Bu kimin borcu? Bu neyin borcu?
  • Ne borcu bu, Burcu? -Ne bileyim anne ben.
  • Oğlunuz Tanju Kapıkulu'nun borcu.
  • Evet. Kol gibi kredi çekmiş. Babasına güvendiyse demek.
  • Ne diyorsun Tuncay sen ya?
  • Necati, bir şey yap Necati.
  • Ya şu dosyana bakabilir miyim? O kadar hukukumuz var ya. Ver şuna bakayım.
  • Öyle kafamıza göre alıyor muyduk? Veriyorlar mıydı öyle bize, ha?
  • Çabuk unutmuşsun ya. -Lan ver şunu be.
  • -Vallaha doğru. -Adı yazıyor baba.
  • Bir dakika. Dur. Buradan da bakıyorum, doğru.
  • Tanju.
  • Tanju bitirdin lan bizi.
  • Tanju bitirdin. Yakarım.
  • Yaklaşmayın. Yakarım kendimi!
  • -Hayır! -Yakarım! Sakın gelme!
  • Yapma Necati abi. Bu zamana kadar bir sürü kişi "Yakarım, yakarım, yakarım." dedi.
  • Hani kim yaktı? Yok.
  • Prosedürlere uymak gerek. Getir kağıdı.
  • Ya bilmiyorum ben prosedür mrosedür. Uuttum.
  • Nasıl unuttun ya? Allah Allah. Ver.
  • Zora sokma beni.
  • Hee.
  • Şş, ben halledeceğim.
  • -Tamam. -Bana bırakın.
  • Tamam.
  • Ahmet. Şunu alın siz.
  • -Ahmet şunu al. -Tövbe bismillah.
  • O ne ya? Görmemiş olayım.
  • Al şunu git.
  • Al, lazım olur. Al.
  • Bu zamana kadar ne zaman rüşvet aldım ben ya?
  • Ya almadın, tamam ama bir kereye mahsus al. Ben senin abinim ya.
  • Ya abi, bir de çıkardığın paraya bak yani.
  • Parayla bizi satın alacağını düşünüyorsan o para bu para değil yani.
  • Bak hele, Ahmet. Bizim çok paramız var. Emekli ikramiyesi var.
  • Onu alın annem. Eşyaları almayın ya.
  • Nereye var? Biz o paranın içinden peşinat vermedik mi ev almak için ya?
  • -Ben ne bileyim? Akıl mı kaldı ya? -Verdik.
  • Yenge, zaten o gitti. O yok artık, onu unut. Biz bütün evi almaya geldik.
  • Nasıl bütün evi ya?
  • Hemen gösterelim. Aç şu kapıyı.
  • Arkadaşlar gelin.
  • Sen buzdolabını al.
  • Sen çamaşır makinesini al.
  • Sen fırını al.
  • Sen bulaşık makinesini al.
  • Ben, ben, ben?
  • Sen de radyoyu al.
  • Bu mu yani?
  • Tamam lan, tamam. Çekmeceleri de karıştır.
  • Ne görüyorsan al işte. Eğlen ya.
  • Evet, başlayalım. Ahmet'çim.
  • Yaz. Koltuk 100 lira.
  • Durun. Durun ya, ben daha bunun yüzünü geçen hafta değiştirdim.
  • Yüzsüzdü bu, biliyor musun?
  • Bana bak, yüzü burada. Yüzüne de söylüyorum. Yüzüne iki yüz verdim ben bunun.
  • Valla yenge ne diyeyim? Çok yüz vermişsin.
  • Ya, ne ağladın. Tamam, 200 yaz ya.
  • Ya bir de, daha başındayız. Sen koltukta bunları yaparsan...
  • Evet. Şimdi, ee...
  • Buna ne diyelim? Ne yazalım buna?
  • -No frost mu o? -Evet, no frost.
  • Güzel. Güzel soğutur o. Ona da 100 yaz.
  • Yüz.
  • Ay, ay. Çarpmayın onu yalnız. Bir sağa sola çarpma da onu.
  • Allah aşkına, çarpsak ne olur ya? Çarpsak ne olur, gözünü sevdiğim?
  • Bunlar artık sizin değil.
  • Merak etmeyin. Merak etmeyin.
  • Biz işini uzman bir ekiple yapıyoruz.
  • Bu mu lan uzman ekip?
  • Ya, ya Ahmet. Gözünü seveyim, hiç mi sevmediniz beni ya?
  • Hiç mi? Hep mi nefret ettiniz benden ya?
  • Komşular, yetişin. Komşular!
  • Bunu buldum ha.
  • Lan onu bırak! Lan!
  • Ya ben onu Çin'den getirttim. Çok seviyorum ben onu ya.
  • Allah aşkına abi, enekli olmuşsun. Artık tıraş olmayıver. Dinlensin yüzün.
  • Çin'den gelmiş. Ona 25.
  • -Kaç? -Çin'den geldiği için ona 25 kuruş yaz.
  • 25 kuruş mu? Al ben sana vereyim ya 25 kuruşu. Adamı üzdüğüne değmez.
  • Tamam. Buna da 10 kuruş yaz.
  • Aldı, yazdı ya.
  • Kız Sevim? Ne oldu kız? Hırsız girdi sandım, koştum geldim.
  • Ay sorma valla Müzeyyen başımıza ne geldi.
  • Ne geldi? Bak sordum, görüyor musun?
  • Ya, icra geldi bize Müzeyyen teyze.
  • Nerede lan bu çocuk?
  • Arama, arama, arama.
  • Nerede bu çocuk? Gelsin, yaptığı şeyin hesabını çeksin ya.
  • Çalıyor. -Baba belki meşguldur.
  • -Çalıyor, çalıyor. Dur. -Abi onu ben alayım.
  • Lan içinde numaralar vardı onun.
  • Tamam, yazın. Bin lira yazın.
  • Bin lira mı? Ya, gördük telefonu. Piyasası 200. Yapma Necati abi sen de.
  • -200. -Tamam lan, tamam.
  • Aha, bütün kirli çamaşırlarınız ortaya çıktı.
  • -Hayda. -Seni kahretmesin. O nasıl şaka lan?
  • Ay, hiç güleceğim yoktu.
  • -Sen neye gülüyorsun ya? -Sen niye güldürüyorsun ya?
  • Şey oldum, sinirlerim bozuldu.
  • Nasıl komşusun sen ya? Bizim burada evimizi soyup soğana çeviriyorlar, sen gülüyorsun orada.
  • Haklısın. Lan, kılkuyruk. Bırak onu elinden.
  • Terbiyesiz. Bu insanlara yazık değil mi? Ayıp değil mi?
  • Ha? Bir tane daha eşya almayacaksınız buradan.
  • Valla bıçaklarım ha hepinizi. -Hayda.
  • Oğlum, sen niye her şeyi bırakıyorsun? Topla şunu.
  • "Bırak" dedi.
  • Sen Müzeyyen, ne yapıyorsun Müzeyyen?
  • Bıçaklama mıçaklama? -İyi komşu olmaya çalışıyorum Sevim.
  • Size de yaranamıyoruz ha.
  • Tamam kız, al bileziğimi vereyim.
  • Ver lan, ver, ver. Çıkar ver.
  • -Ya Necati saçmalama. Olur mu öyle şey? -Vermeyecek, biliyorum.
  • Kabul edemeyiz onu. Tamam, tamam.
  • Lan niye kabul edemiyoruz? Versin, çıkart.
  • Ya saçmalama Necati ya.
  • Ay çok sağ ol Sevim.
  • Valla ben de blöf yapmıştım.
  • Necati "Olur." deyince birden kanım dondu. Komşuluk ölmüş ya.
  • Lan oğlum, sen ne yapıyorsun?
  • Neyi çıkarıyorsun ya?
  • Öyle bir kahkaha tufanı olmadı. Zil olmaz bu skeçte.
  • Baba, baba, baba.
  • Ya sen Murtaza'yı niye götürüyorsun?
  • -Ahmet. -Kaç yaşında kızsın. Koca ayıyı ne yapacaksın ya?
  • Of, of. Her şey benim başıma gelsin zaten.
  • -Ahmet. Ahmet. -Hah, onu alın. Onu alın.
  • O şey ya, biz bunu hiç sevmiyoruz zaten. Alın. Ben bunu atacaktım ha.
  • Abi sen ters psikoloji falan mı yapıyorsun ya?
  • Ha? Senin "Almayın, almayın." demen lazım. Böyle hiç zevkli olmuyor ki bu.
  • Beş yaz, beş, beş.
  • Kolyem. Nereden çıktı bu?
  • Gardırobun altından çıktı abla.
  • Ay çok sevindim ya. Çok teşekkür ederim. Benim için o kadar değerli ki. Ben bunu tekrardan...
  • Değerliyse alayım ben onu.
  • Ya, bütün odamı aldınız mı ya?
  • Yok, yok, küçük hanım. Biz bütün evi aldık.
  • İnsanın işini sevmesi çok güzel bir şey ya.
  • Tamamdır abi, bitti.
  • -Bitti mi? -He, her şeyi aldık.
  • -Tamam. Hadi. -Tamamdır.
  • Ee, Necati. İş başka, arkadaşlık başka.
  • Ne arkadaşlığı lan? Şeytan görsün lan yüzünü.
  • 25 sene beraber çalıştık seninle.
  • Şimdi geldin, evimi soyuyorsun. İşi ben öğrettim sana be.
  • Yazık be. -Ayıp oluyor ama.
  • Ne ayıp oluyor? Çık git lan evimden.
  • Vay be. Demek evinden kovuyorsun ha?
  • -Evet. -Demek beni evinden kovuyorsun ha?
  • Ceketini de alıp çıkıyorum.
  • Lan, bunu unutmuşsunuz.
  • Askıyı da aldı ya.
  • Tamam.
  • Beni bir yere oturtun.
  • Gel baba. Sehpayı unuttular, gel.
  • -Necati. -Kızım bir bardak su getir, gözünü seveyim.
  • Onu veremem, bardakları da aldılar çünkü.
  • Necati, sehpayı ayağıma koydun anam o kiloyla. Kalk.
  • Biri mi taşınıyor ya?
  • Selam.
  • Evi beğendin mi oğlum?
  • Kapıyı kim çalıyor lan?
  • Sehpayı unutmuşuz ya.
  • Her şeyi götürün zaten.
  • Çarpma lan.
  • -Güzel mi ev? -Güzel. Ferah olmuş.
  • -Boşalttık senin için. -Sağ ol.
  • Bir şeyi çok merak ediyorum.
  • Her şeyi geçtim, bak.
  • Her şeyi unut. Tamam.
  • O kadar parayı ne yaptın?
  • Valla her şeyi geçtim, çatır çatır yedim baba.
  • Hatta bir yerde sonra yiyemem dedim, bayağı yedim.
  • Gözlerim de biraz da çekikleşti numaradan.
  • Ay. Ay yapma. Baba ne olur? -Necati. Necati dur. Necati şaka!
  • O ne kız?
  • Yeni evin anahtarı.
  • -Yeni ev mi? -Hıı.
  • Ev mi aldınız?
  • Biz işte o kapora verdiğimiz evi aldık.
  • Şaka yani, şaka. Dur anlatıyorum. Ben şimdi çocuklara dedim ki:
  • "Bize nakliyeci lazım. Evi taşıyacağız." dedim.
  • Onlar da dediler ki "Kırk yıldır bir sürü milletin evini taşıyoruz. Sizinkini mi taşımayacağız?
  • Elimize mi yapışır?" dediler. Geldiler sağ olsunlar. Burcu kapıyı aç.
  • Şaka. Beraber emeklilik şakası.
  • -Bunun borcu vardı. Ne oldu borç? -Yok borç falan, yok.
  • Biz de bir emeklilik şakası yapalım dedik. Nasıl yedin hemen ya?
  • Valla Necaati abi, gülmemek için kendimi zor tuttum.
  • İyi ki tuttun ha. Ya tutmayaydın?
  • -Ya şimdi, ev mi aldınız? Borç, morç, hiçbir şey... -Evet. Kızdın mı Necati?
  • Valla bir soğuk ter döktüm tabii ama...
  • Olsun be. Bu evde bir sürü anımız vardı,
  • bir anımız daha olmuş oldu, değil mi? Sen bakma lan bana.
  • Bakma bana.
  • Ya, sen benim kalbimi haczetmişsin, ev haciz olsa ne olur?
  • -Gel buraya. -Ya Necati.
  • ÇGH diyenler?
  • Of. Zil mi?
  • Hilmi.
  • Zili getir!
  • Hilmi zili getir!
  • Zili getirin, takın, çalın.
  • Ayrıca zil benim. Nereye alıyorsunuz lan?
  • "Zil olmaz." deyip orada garanti.
  • Peki Hamza'nın hiç konuşmadığı skeçte bu kadar güldürmesine alkış var mı?
  • O böyle bıldırlarını yesinler senin.
  • Tatlılık. Mıncıklamak isteyen var mı? Böyle sıkmak falan?
  • Kaçtı içeri.
  • Tamam sen onların adına orada sıkarsınız.
  • Çal bakayım zili.
  • Bravo!
  • Kim yazmıştı?
  • Ben, Batuhan, Gürhan abi, Cemile.
  • Dördünüz.
  • -Büyük koalisyon. -Dördünüzün dört skeç yazması lazımdı aslında.
  • Bir dahakine öyle yapalım.
  • Güzel skeçti. En iyi şakayı kim seçecek?
  • Zil, değil mi?
  • Komşuluk ölmüş.
  • Ayı komikti, ayı ya.
  • Ayıya ben de çok güldüm. Diğerlerini bilmem.
  • Güzel. Ziller sizin için çalsın çocuklar.
  • Devam.
  • Hepiniz hoş geldiniz.
  • Önce öz Türkçe yap. Sonra bakayım, bakarız.
  • Önce normal sun. Beğenmezsek şiveli isteriz.
  • Tamam hocam.
  • Şimdi sırada haliyle bir skecimiz daha var.
  • Beğenmedik. Şiveli yap.
  • Yine ilişkilerle ilgili bir skeç gelecek.
  • Bilirsiniz yani hepiniz ilişkide üçüncü olmak çok zordur.
  • Ben de bir ara istemediğim halde bir ilişkide...
  • Bir saniye, bir saniye, bir saniye.
  • Haa.
  • -İlişkide üçüncü olmak derken? -Öyle değil, öyle değil.
  • Hani, ana! Şey.
  • Aboo, çok kötü bir yere gitti.
  • Ya, arkadaş bir saniye, bir saniye, bir saniye.
  • Ben lan diyorum, cık cık ediyorsunuz.
  • Adam...
  • Cık cık cık cık.
  • İlişkide üçüncü olmak, yani "en iyi ilişkiler sıralamasında bir çiftin üçüncü olması" anlamında
  • kullandı herhalde Yasin. Yoksa niye kovulsun çocuk şimdi durup dururken?
  • -Evet Yasin’cim daha, daha... -Misal, bir arkadaşınızın sevgilisi vardır.
  • Bir konuyu size anlatır dinlemek istemezsin yani dahil olmak istemezsin ya,
  • istemediğin halde de olursun.
  • Bu yüzden ben mesela çok zorda kalmıştım. Şimdi o iki arkadaşım benimle konuşmuyor.
  • İkisi ayrılmıştı. Şimdi evlendiler.
  • Ben o dönem onlarla ilgilendiğim için kız arkadaşım beni terk etti. Ben hâlâ yalnızım.
  • -O yüzden bu ilişki... -Ben bir tek, yalnız olduğunu anladık.
  • Geri kalanından bir şey anladığımızı sanmıyorum.
  • Ya ilişkide üstüme vazife olmadan karıştığım şeyler yüzünden yalnız kaldım.
  • -Başkasının ilişkisine demek istiyorsun. -Evet.
  • Skeci yazanlar Hamza, Evliya, Hilmi, Ozan, skeci yazıyordu.
  • Şimdi skecin adı da Arkadaş Yanlısı.
  • Arkadaş Yanlısı gelip duru. Burada anlattığım şeye benzer bir şeyler olacak.
  • Motivasyonu kaybetmeyin. İyi seyirler.
  • Murat Kekilli?
  • Yok değilim.
  • -Hoş geldiniz. -Hoş buldum.
  • Nasıl?
  • Hoş buldum.
  • Buyurun.
  • Buyurun.
  • -Ne alırsınız? -Arkadaş gelince sipariş vereyim ben.
  • Nasıl?
  • Arkadaş gelince sipariş vereyim.
  • Tabii ki.
  • Manyak mıdır nedir ya?
  • Kardeşim.
  • -Kardeşim hoş geldin. -Hoş bulduk. Nasıl?
  • Ne oldu? Gecikmedim değil mi? İyisin değil mi lan?
  • -Hiç iyi değilim oğlum ya. -Ne oldu ki?
  • -Sorma. -Ne oldu ki?
  • Sormaya devam et.
  • -O kadar mı büyük lan mevzu? -Sor, sor.
  • Oğlum ne oluyor lan? Anlatsana lan.
  • Kanka biz Fidan’la ayrıldık oğlum. Her güzel şeyin bir sonu varmış oğlum.
  • -Her ... -Lan bir düzgün konuş lan.
  • Kanka biz Fidan’la ayrıldık. Her güzel şeyin bir sonu varmış.
  • -Fidan ayrıldı değil mi? -Yok oğlum, ben ayrıldım lan.
  • Evo!
  • Terk etti lan beni. Fidan beni terk etti oğlum.
  • Sebep?
  • -Sorma. -Özel mi?
  • Sor, sor.
  • Oğlum bak sen yaktın kendini iyice. Anlat belki düzeltiriz lan.
  • -Ya kanka, bana bir mail geldi. -Ha. Bana da geliyor mail.
  • Ben de bir ara bir sitelere kaydolmuştum. Dedim herhalde yine oralardan.
  • -Ne sitesi lan bu? -Ya bu 5651 sayılı konunla kapa...
  • Neyse onu sonra anlatırım.
  • Bu, banka mı Instagram mı derken bir baktım Fidan’dan çat diye bir mail.
  • -Allah Fidan. Ne alaka lan mail? Ne oldu? Ne diyor? -Kanka biz Amerika’ya gidecektik ya.
  • Bu doktora yapacaktı. Ben de orada çalışacaktım.
  • Bu bensiz gidecekmiş oğlum.
  • Bana da mail atmış. Başlık başlık ayrılmış lan benden.
  • -Mail'le? -Haa mail'le. Buna niye şaşırdın ki ya?
  • Ne bileyim oğlum. Mesajla ayrılanı duydum da mail'le ilk oluyor yani.
  • Hoş geldiniz. Ne alırsınız?
  • Arkadaş gelince şey yapalım ya.
  • Nasıl?
  • Arkadaş diyorum, gelince, diyorum.
  • -Gelince? -Ha, aynen.
  • Tabii ki.
  • Ne garip tip lan bu.
  • Bankadan kredi almak sorun mu?
  • Kredi notun iyi olacak tabii.
  • -Tabii not önemli. -Aynen, aynen.
  • Değişik oğlum. Ben de anlamadım ya.
  • Ne garip bir herif çıktı lan.
  • Ne oldu lan? Geç kalmadım değil mi?
  • Kanka, biz Fidan’la ayrıldık.
  • -Sen mi ayrıldın kanka? -Yok oğlum, saçmalama ya.
  • Ya oğlum doğruyu söyle ya.
  • Kanka, Fidan beni terk etti oğlum. Beni terk etti lan. Beni terk etti.
  • Tamam, tamam. Sakin ol kardeşim, sakin ol.
  • Bunların hepsini çözeceğiz. Yükselmeye hiç gerek yok.
  • Bu çocuk sevgilisinden ayrıldı. Senin haberin yok. Hem de bir mail'le be.
  • Sana ne oluyor oğlum? Bir sakin ol ya.
  • Nasıl bana ne oluyor? Nasıl bana ne oluyor ya?
  • Benim kardeşim burada zarar görürken ben yerimde duramam.
  • Mail'le ayrıldı oğlum benden ya.
  • Bir şey soracağım. Mail'le mi ayrıldı gerçekten?
  • Haa, buna niye şaşırıyorsunuz ya?
  • -Mail'le ayrıldı oğlum benden ya. -Hayır, mesajla duydum, şeyi duydum da
  • mail'le ayrılanı da ilk defa duyuyorum ya. Ne oldu, bir anlatsana sen.
  • Ya kanka ben o kadar da iş ayarladım oğlum. Babysitting yapacaktım.
  • -Amerika’da? -Hee! Milletin sarı sarı bebelerine bakacaktım ya.
  • -Ne oldu sonra? -Sonra işte fotoğraf istediler. Gönderdim, dönmediler.
  • Oğlum ben sana kaç kere söyledim. Şu saçlarını bir kestir.
  • Bir yüzün açılsın şöyle. Tövbe bismillah o ney lan?
  • Oğlum bunu kapat bari. Şöyle falan mı yollasaydın acaba? O ne lan?
  • Bu çocuk, bu çocuk Amerika’lara gidip gurbetçi olmayı göze almış.
  • Bu kız sana ne yapmış? Büyü yapmış sana büyü.
  • -Ne büyüsü lan? -Nasıl ne büyüsü?
  • Almış bunu saçını atmış üç ay kutsal suya. Oradan çıkarmış biberlerde dövmüş.
  • Oradan çıkarmış domateslerde ezmiş. Oradan çıkarmış soğanlarda kavurmuş.
  • Lan menemen tarifi mi veriyorsun?
  • Ya ne oldu? Ne oldu?
  • Ne oldu? Bir Amerika’ya gittin, bir tarafların mı kalktı senin acaba ya?
  • -Kanka sakin. -Ha, ne oldu? Ne oldu?
  • -Oğlum sakin biraz ya. -Seni artık geri kalmış mı görüyor kardeşim?
  • Ha, ne oldu? Sen artık onun gözünde böyle işe yaramaz çirkin bir şey misin ki senden ayrılıyor?
  • -Oğlum yapmasana lan. -Ne yani o da benim gibi seni her gördüğünde
  • besmele mi çekiyor kardeşim?
  • Siz beni her gördüğünüzde besmele mi çekiyorsunuz?
  • Kanka bazı bazı.
  • Bak, çok net konuşuyorum sana. Fidan artık benim için hiç dikilmemiştir.
  • Büyümemiştir ve dallanıp budak olmamıştır.
  • Lan oğlum bu masadaki herkes bir köşeye de Fidan’ı en eski tanıyan sensin lan.
  • Ne fark eder kardeşim? Benim kardeşime zarar vermiş. Bana da zarar vermiş sayarım ben.
  • Helal olsun be sana. Sana helal olsun oğlum.
  • Fidan bizim için bitmiştir. Bundan sonra esas kardeşim sensin.
  • -Eyvallah. -Vay, vay, ben neyim kardeşim?
  • Ben böyle kapı önü şeysi miyim? -Neyi?
  • Kapının önüne koyuyorsun ya şeyi ya.
  • Neydi lan onun adı?
  • -Anladın sen işte kapının önüne... -Aman, pas de geç kanka ya.
  • Haa paspas kanka.
  • Hoş geldiniz.
  • -Hoş bulduk. -Ne alırsınız?
  • Arkadaş gelecek birazdan. O gelince sipariş versek?
  • Ne oluyor oğlum?
  • -Taktik mi lan bu? -Ha?
  • Ha? Evde konuşup mu geliyorsunuz lan?
  • Oğlum buraya gelip bir tane çay söyleyip iki saatte giden gördüm de
  • böyle hiçbir şey söylemeyen görmedim lan.
  • Oğlum ne içeceksiniz? -Abi planlı değil.
  • -Bir kişi daha mı gelecek? -Evet.
  • -Kaç kişi daha gelecek? -Bir.
  • -Bir mi? -Bir.
  • Hepinizden duyayım. Aynı anda.
  • -Bir. -Tamam. Bir kişilik hakkınız var.
  • Tamam.
  • Seni de bak, kameradan izliyorum. Üzerine çıkıp durma.
  • Özür dilerim, özür dilerim. Kusura bakmayın.
  • Oğlum bu ne?
  • Anlamadım ki oğlum.
  • Şimdi senden hiç... Ellerini ver, ellerini ver. Çek şu masaya. Ellerini ver.
  • Şimdi senden hiç olmadığın kadar sakin olmanı istiyorum.
  • Tamam mı? Sükûnet en büyük erdemdir.
  • Sükûnet mi? Ne oluyor oğlum sana? Ne diyorsun lan?
  • Sakın saldırma. Gururlu kal.
  • Ha. Ne oldu ki?
  • Selam.
  • Fidan.
  • Evliya.
  • Ne oldu? Ne oldu, ne oldu?
  • Sen bu çocukla mail'le ayrıldığın yetmedi mi? Ne işin var senin burada?
  • Lan barut fıçısı, gelsene sen bir buraya.
  • Ya ne geleceğim, ne geleceğim? Senin ne işin var burada anlat.
  • Evliya’ya ulaşamadım.
  • Ha ha ha, ulaşamamış. Ulaşıp ne yapacaksın bu çocuğa?
  • Ya tamam, tamam. Mail'le ayrılmak saçma bir fikirdi.
  • Zaten ben kızlarla konuştum. Onlar da bayağı kızdılar bana.
  • -Ee, niye geldin? -Yüz yüze ayrılmak için.
  • Bak ben sana diyorum. Bu kızın elle tutulur hiçbir yanı yok.
  • Aa bravo Hamza ya. Vallaha çok yardımcı oluyorsun.
  • Ya sen benim kaç yıllık arkadaşımsın. Niye böyle yapıyorsun ya?
  • Şimdi de suçlu ben oldum, gördün mü?
  • Vay be! Senin bu çocuğa verdiğin zararlar ne olacak yıllardır?
  • Bir dakika ya. Ben bir şey diyeceğim.
  • Antalya’ya tatile gittiğinde bu çocuk havalimanına seni yolcu etmeye gelmedi mi?
  • Geldi.
  • Sen ucuz olur diye uçağa gece biletini almadın mı?
  • Aldım da ne alakası var?
  • İşte bu çocuk senin yüzünden iki gün boyunca havalimanında kalmadı mı?
  • -Sen o gece orada mı kaldın? -Evet.
  • -Niye? -Metro sabah açılıyordu.
  • -İkinci gün niye kaldın? -İlk gün iyi geçti.
  • Ya Evliya, niye söylemedin paranın olmadığını?
  • Ömrünü yemiş bu senin, ömrünü.
  • Bak sen bunu köpek gibi seviyorsun ama bu kız seni zehirliyor kanka.
  • Lan bir de mal mal özlü sözler söyleme. Bir dur ya, bir dur ya.
  • Ya vallahi bu seni seviyor Fidan ya.
  • Ya hatırla senin bir kere çantanı çalmışlardı hani.
  • -Evet. -Sonra adam geldi çantayı sana verdi.
  • Senden özür diledi.
  • Ya sen benim için adam mı dövdün?
  • Yok, öyle değil arkadaşıymış. Çocukluk arkadaşıymış.
  • İtfaiye meydanına gittik. Orada karşılaştılar. Konuştular falan. Verdi çantayı geldik, o.
  • Sonra sen de gel bu gül cemali gözyaşlarına boğ.
  • Olacak iş değil.
  • Seni hayatımdan çıkarıyorum ya.
  • Artık sizin ilişkiniz benim için problem değil. Benim için problem direkt sensin.
  • Seni Instagram'dan takipten çıkarıyorum. Twiter'dan da çıkarıyorum.
  • Whatsapp'tan da engelleyeceğim. Numaranı da sileceğim.
  • Ulan bu devirde ayrılmak ne zormuş be.
  • Oğlum sana ne oldu lan?
  • Seni kim aldattı kanka? Gelsene bir, gel bir. Senin derdin ne oğlum?
  • Ne senin derdin ne?
  • Tamam ya. Bırak bırak, içini döksün. Tamam, ben de dökeyim hatta.
  • Ben de dökeyim mi Evliya?
  • -Dök. -Ya sen bunları yaptın da
  • ben zenin için hiç mi bir şey yapmadım? Allah aşkına ya.
  • Ben seninle biraz daha vakit geçirebilmek için kareye basıp gol atmayı öğrendim be.
  • Ben de sen jojoba özlü şampuan alacaksın diye Sıratisin önünde saatlerce beklemedim mi?
  • Ben, ben senin yanına gelebilmek için
  • annemle babama "Gamzelere gidiyorum." diye yalan söylemedim mi?
  • -Gamzeler? -Aman, Merveler.
  • Ha.
  • Ben de senin için beş adamın arasına dalmadım mı? -Malsın çünkü.
  • Sus. Sen ne gülüyorsun oradan?
  • Malsın ama benim malımsın.
  • Öyle mi?
  • Ağzından mal damlıyor.
  • Yemin ediyorum mail'i atar atmaz pişman oldum Evliya.
  • -Aşkım. -Ha şöyle ya.
  • -Ya, ne oluyor ya? -Lan bir dur, bir dur, bir dur.
  • Ya ne duracağım? Sen de var ya ne adam çıktın.
  • İki dakika önce "Benim için bitmiştir." dedin. Ne oldu topaç?
  • Sen esas kendine bak be.
  • Benim sevdiğim kadına nasıl şeyler dedin oğlum?
  • -Çık git lan hayatımızdan. Çık git lan. -Çık git be.
  • Çıksın. -Çıksın değil mi?
  • Nefret bidonu seni. Küçük nefret bidonu.
  • Açtın kapağını.
  • Bak, bak. Hareketlere bak.
  • Pislik.
  • Ne bu hareketler? Ne bu hareketler?
  • -Nefret bidonuyum ya. -Öyle, nefret bidonusun.
  • Nefret bidonusun.
  • Şimdi açtın kapağını. Döktün içindeki o kötü suyu.
  • -Gidelim mi aşkım buradan? -Gidelim aşkım, gidelim.
  • Hem zaten sana daha bilet alacağız.
  • -Nereye ya? -Amerika’ya.
  • Oğlum Amerika’ya gidiyorum ben lan.
  • Yürü git lan. Şeytan görsün sizi.
  • Gel buraya ya, gel.
  • Ne geleceğim? Ne geleceğim?
  • Sen de bu çocuğun yanında duruyorsun ya beni delirtiyorsun ya.
  • Şuradaki danslar neydi? Onu bir anlatsana gel bir. Şu danslar neydi?
  • -Onlar sinirden oldu. Öfke krizleri onlar. -Tövbe estağfurullah.
  • Ben böyleyim.
  • -Ne oldu lan? -Ne oluyor oğlum?
  • Yürümedi kanka, ayrıldık.
  • Kay lan.
  • Kayayım abi.
  • Alayım abi ben.
  • Yalnız abi biz üç kişiydik.
  • Ben adam değil miyim lan?
  • Bana yazıyorsun.
  • -Tamam abi. -Tamam abi.
  • Eyvallah abi sağ ol.
  • Böyle bitmez oğlum bu skeç.
  • Ne oldu? Ne oldu?
  • Hocam en sonunda şey yapamayınca "Böyle bitmez bu skeç." diyor.
  • ÇGH diyenleri duyalım.
  • Bence skecin adı Küçük Nefret Bidonu da olabilirdi.
  • Kim yazmıştı?
  • Plus Hilmi. Bir de Hilmi hocam.
  • Hilmi'yle.. Plus, nasıl plus?
  • Yani Evliya, Ozan, Hamza gibi.
  • Yani iyi ki altı ay Amerika’da kaldı.
  • Arada plus falan diyor. Ozan'da var bu huy.
  • Alkışlıyoruz güzel skeç.
  • Ama zil değil galiba gördüğüm kadarıyla.
  • ÇGH. Güzel.
  • Haa. O saçları götür gözümün önünden.
  • Bu skeçte ne lüzum vardıysa o saça?
  • Hamza ne giyse yakışmıyor mu ya?
  • Giymese de yakışıyor, evet.
  • Çok Güzel Hareketler devam ediyor.
  • Hoş geldin Safa.
  • Hoş bulduk hocam.
  • Kime baktın canım?
  • Öyle geçerken bir uğrayayım dedim.
  • Peki.
  • Safa çıktığı zaman biliyorsunuz, kimi isterseniz onu olur.
  • Repertuarında var ise.
  • Yılmaz Erdoğan.
  • Bu sefer Yılmaz Erdoğan yapmasın ya.
  • Yapsın.
  • Yapsın, gene mi yapsın?
  • Yap.
  • Halkın yoğun talebi üzerine...
  • Bu, hocanın skeci beğenmediğinde attığı bakış bu.
  • Şöyle.
  • Kim yazdı bu skeci?
  • Bir de derdini beğenmedikten sonra söyledikleri var.
  • Başka derdiniz yok mu oğlum sizin?
  • Yok sevgililer ayrılmışlar, bilmem ne. Ya oğlum daha gerçekçi şeyler var.
  • Onlara biraz...
  • Gülmeyin, falan.
  • İşte, çoluğa çocuğa maskara. Tam...
  • ...Safa’nın yaptığı Yılmaz Erdoğan aynısı.
  • Ben yapabiliyorum.
  • Bu şakayı da aşağı yukarı her bölüm yapabiliyorum.
  • Peki Safa’cım.
  • Değil mi, bunu... Tam aynısı işte.
  • Nasıl yapıyor manyağı? Ben zor yapıyorum ya.
  • Peki, Amerikan dublajı. O dublajcı kız sesinle skeci sun.
  • Alkışını al git.
  • Skecin ismini söylüyorum.
  • Şahane Bahaneler geliyor.
  • Skeç izlemeyi çok seviyorum. Çünkü...
  • ...bana skeç izlemeyi...
  • ...Lucas amcam öğretiyor.
  • Batuhan, Ayşegül ve Ezgi yazıyor ve Şahane Bahaneler geliyor.
  • İyi eğlenceler.
  • Dur, dur, dur, dur.
  • Gel. Kapat kapıyı, kapat.
  • Dur.
  • Ne yapıyorsun oğlum? Manyak mısın?
  • Temizlik yapıyorum oğlum. Evi bok götürüyor.
  • -Kurusun bir, kurusun. -Geçeceğim abi. Olur mu öyle şey?
  • Tamam o zaman böyle böyle geç.
  • Çeko: Çalışma Ekonomisi. Besso: Beden Eğitimi ve Yüksek Okulu.
  • Akü: ardışık kümeler.
  • 1040 cevap A galiba, A.
  • Ne yapıyorsun oğlum? Manyak mısın sen ya? Biz öğrenciyiz. İşin bu mu lan senin?
  • Allah Allah sen ne yapıyorsun?
  • Ders çalışıyorum.
  • Ben de çalışacağım. Şu işlerimi bitireyim.
  • Çamaşırları yıkayacağım. Ütü yapacağım, kırlentleri kabartacağım.
  • Tülleri asacağım. Ondan sonra başlayacağım yani.
  • Ne tülü lan?
  • Oğlum çok güzel tül aldım lan. Çarşıya çıkmışken hazır, dedim tülü de alayım.
  • Çarşıya niye çıktın?
  • Yufka almak için. Akşam börek saracağım.
  • Böreği sarayım ben zaten derse başlayacağım. Başlamayacağım demedim ki.
  • Ama tülleri bir gör. Gipürleri çok güzel.
  • Kum beji.
  • Oğlum kendini deli deli ettin ya. Ders çalışmamak için girdiğin şeye bak ya.
  • -Hiç alakası yok. Hiç alakası yok. -Manyak mısın ya?
  • Çalışacağım. Sen biraz gergin misin? Çay koyayım sana.
  • Mısır kaynattım. Ben sana mısır getireyim.
  • Oğlum, tövbe ya.
  • Serkan gitti mi sınava?
  • Gitti, on dakikaya geliyor.
  • Ulan zaten sınav başlayalı on dakika oldu.
  • Kapıya da ben bakayım değil mi?
  • Elimin hamuruyla kapıya bakayım.
  • Sen otur aman kaldırma. Eline yapışır.
  • O ne lan?
  • Lokma döktüm çok güzel.
  • Allah'ım ya.
  • Oğlum adam sınavda neler sormuş ya.
  • Neler sordu?
  • İntegralin ispatını sormuş lan. İspatlayacak olsam okul mu okurum oğlum?
  • Oğlum sen matematik mühendisliği okumuyor musun?
  • Oldu. Okuyoruz diye her şeyi biz ispatlayalım. Zamanı da bükeyim istersen.
  • Ben de başlayacağım derse.
  • Evet başlayacaksın.
  • Birazdan lokmam bitsin başlayacağım.
  • Oğlum sen neden ders çalışmıyorsun lan?
  • Lan ananız babanız sizi ne zorluklarla büyütüyor. Diploma bekliyor.
  • Siz ne yapıyorsunuz oğlum? Siz ne yapıyorsunuz lan?
  • Anca gezin, tozun, yiyin, lokma... Ya yazıklar olsun size puu.
  • Uzadı değil mi okul?
  • He ya. Annemlere nasıl söyleyeceğim?
  • Çalışmıyorsunuz ki oğlum. Çalışsanız olacak ya. Girdiği hallere bak ya.
  • Abi hadi şu notları getirin. Hadi başlayalım ya.
  • Hadi başlayalım.
  • -Şu temizlik bir bitsin. -Lan oğlum ne temizliği.
  • Tamam sakin olalım. Notları getirelim başlayalım.
  • -Tamam mı? Çok iyi. -Başlıyoruz. Evimin direği sensin. Ne dersen o.
  • Keşke bir günümüz daha olsaydı ya.
  • He ya oğlum. Ne çılgınlar gibi çalışırdık. İnanılmaz şeyler yapardık.
  • Yok lan, onu mu diyorum? Nohut yapardım. Bir gün önceden ıslamak lazımmış onu.
  • Kapıya...
  • Kanka.
  • Aç sesi aç aç Aç sesi aç aç
  • Kapat kapıyı.
  • Ne kokuyor lan bu ev?
  • Çamaşır suyu kokuyor lan bu ev.
  • O danteller ne lan? Valide mi var evde?
  • -Yoo. -O zaman girelim.
  • -Girelim. -Ya lütfen rica ediyorum ya.
  • Sen bugüne kadar benim ne zaman yalnız gezdiğimi gördün?
  • Kızlar.
  • -Selam herkese. -Selam.
  • Oha bu ev çok iyi kokuyor ya.
  • -Lokma döktüm kız. -Yaa.
  • Ne diyorsun? Düşerim.
  • Düştüm.
  • Gel, gel. Çikolata sos da var, gel.
  • Ya niye zahmet ettin ki? Her yer lokmacı zaten.
  • Hayır, bak evde yapılan gibi olmuyor.
  • Şuna bak yemin ediyorum katmer ya. Vallahi katmer.
  • Kanka, iyi ki geldin oğlum.
  • Bebeksi.
  • Ya abicim şu lokma falan başlatmayın da biz ders çalışacağız. Hadi gidin.
  • Aa, bir lokma yemeden şuradan şuraya gitmem.
  • Sen benim lokmalarımı sayıyorsun. Bak bak, şakalara bak.
  • Sen mi yaptın?
  • Aç sesi aç aç Aç sesi aç aç
  • -Abi. -Şş.
  • Oğlum gitseniz iyi olacak ya.
  • Ne oynuyorsunuz, müzik falan ya.
  • Bir dakika, bir dakika. Bir dakika, bir dakika.
  • Just one moment Just one moment. Bir dakika.
  • What the fuck, ha?
  • -Ahmet. -Efendim?
  • İyi misin oğlum?
  • Bakayım.
  • Oha, ne yapıyorsun oğlum?
  • Sen biraz gergin misin kanka? Hı?
  • Gergin misin sen biraz?
  • Ders çalı...
  • Bir şey diyeceğim yalnız. Ben bu Mert’i alırım.
  • Mutfağı gördünüz mü? Çocuk mumbar yapmış.
  • Yer misin? Hoop. Afiyet olsun Ahmet.
  • Ama lokma nasıl güzel, ya mükemmel. Böyle bir şey yok.
  • Ağzında lokma varken konuşma.
  • Mert, Serkan bir baksanıza abi. Hemen, hemen, hemen, hemen, hemen.
  • -Geliyorum şimdi. -Gel abi, gel.
  • Abi lokmalarını yesinler, gitsinler. Ders çalışacağız. Hadi çabuk gitsinler.
  • Ama çok ayıp olur şimdi. Bak gördün, ben tam derse başlıyordum, misafir geldi. Şimdi ayıp olur.
  • Lokmaları boğazlarına mı dizelim kanka?
  • A a a...
  • Özendiğin adama bir bak ya. Özendiğin adama bak.
  • Sana zaten hiçbir şey diyemiyorum. -Ne var annem?
  • Yorum yapamıyorum kanka sana.
  • Arkadaşlar, artık parti başlamasın mı ya? Ha?
  • Aç sesi aç aç Aç sesi aç aç
  • Gençler, iyi akşamlar la.
  • "İyi akşamlar la." mı? Ne bu şimdi? Bir Ankara polisiyesi mi?
  • Antalya polisiyesi.
  • Metin P. Çalışıyoruz la. Şikayet var la.
  • Hakkımızda mı memur bey?
  • Yok yaradana.
  • Bir dakika ya, bir dakika ya. Memur bey bir şey söyleyeceğim.
  • Biz eğlenmeyelim mi? Biz böyle öğrenciler olarak eğlenmeyelim mi?
  • Eğlenin de saat sabahın dördü la.
  • Doğru çok haklısınız. Özür dileriz. Biz de zaten şimdi dağılıyorduk.
  • Yavaştan dağılıyorduk değil mi?
  • Nereye dağılıyoruz abi? Neden dağılıyoruz ya?
  • Bizim şurada iki lokma yemeye hakkımız yok mu?
  • Bir lokma yer misiniz memur bey?
  • Seni alalım karakola. Aa, oldu.
  • O kadar büyütmesek mi olayı memur bey?
  • Ne demek "O kadar büyütmeyelim"? "O kadar büyütmeyelim." ne demek?
  • Büyüyecekse büyüsün abi. Biz burada eğleneceğiz ya.
  • Bak benim çok yüksek yerde tanıdıklarım var ha.
  • Şşş.
  • Buyurun gidelim.
  • Bileklerim ince, kelepçeye gerek yok.
  • -Geç la. -Karakola gidiyoruz.
  • Geç la. Geç la. Geç la. Geç la. Geç la.
  • -Geç la. -Benim de adım Leyla.
  • Tamam oğlum, canın sağ olsun ya.
  • Seneye bir daha girersin.
  • Neymiş oğlum, zaten okulu uzattık. Beraber yaşar gideriz işte.
  • Dün akşamdan beri bir lokma bir şey yemedim.
  • Pardon, pardon özür dilerim.
  • Senin hani yüksek yerde tanıdıkların vardı ya?
  • Ya abi ne yapayım? Konya’da bizim tanıdıklar.
  • Burası İstanbul yani.
  • Amma tribe girdin oğlum. Ben bu kadar tribe girmiyorum ya.
  • Hakikaten Ahmet, bu neyin kafası oğlum?
  • -Ya yiyecek miyecek bir şey yok mu? Midem kazındı. -Yeter lan. Yeter lan, yeter.
  • -Bana mı? -Sana, sana, sana.
  • Size çok değil.
  • Sana, hepinize ulan.
  • Oğlum benim ailemin beni bir yıl daha okutacak parası yok.
  • Ben okulu bitirip aileme bakmak zorundaydım.
  • Ama siz ne yaptınız? Sizin yüzünüzden ne hale geldim oğlum.
  • Bittim lan ben.
  • Utanacağınızı bilsem yüzünüze tükürürüm ama sizin ondan da anlayacak şeyiniz yok ki.
  • -Ahmet baban iflas mı etti lan? -Yoo.
  • Oğlum senin babanın üç tane oto galerisi yok mu?
  • Var. Ya olmasaydı oğlum?
  • Ya böyle biri olsaydım ben? Senin babanın var mı?
  • Yok.
  • -Senin babanın var mı? -Yok.
  • -Senin baban var mı? -Dört tane.
  • Geç şöyle.
  • Olay ikinizsiniz oğlum. Bizim tuzumuz kuru.
  • Olay ikinizsiniz. Biz iyiyiz oğlum. Bizde bir şey yok.
  • Bizde her gece bom.
  • Başka bir şey diyecektim aslında.
  • -Ne diyecektin? Bir daha söyle istersen. -Bizde her gece bol bol.
  • -Ha, güzel. -Devamı yokmuş zaten.
  • Bizim kafamız rahat yani. Siz kendinize bakın.
  • Abi hep böyle mi geçecek ya. Ha? Çalışmayacak mısınız?
  • -Çalışacağız. -Çalışacağız ve başaracağız.
  • -Evet ya, biz farkındalığı yüksek insanlarız. -Oğlum bizim bakış açımız böyle.
  • -Bundan sonra ders çalışacağız. -Neymiş lan?
  • İşte bu.
  • Benim ocakta bir mumbarım vardı. Ona bakabilir miyim?
  • Kanka ben de Akasya Durağı'na başlamıştım. Onun bir finalini şey yapayım ben.
  • İzleyeyim çünkü onu. Nuri babacuğum çok güzel ya.
  • Kanki, ne yapalım biz de partiye mi gidelim ha?
  • -Gidelim kanki ya. -Hadi bakalım.
  • -Gidelim, gidelim. -O zaman şey:
  • Aç sesi aç, aç
  • -Aç kapıyı aç, aç -Kapıyı mı?
  • Aynen.
  • Aç kapıyı aç, aç
  • Evet, duyayım.
  • ÇGH diyorsunuz.
  • Zaman zaman sarksa ve yavaşlasa bile
  • inandırdı yani bir öğrenci evi olduğuna.
  • Benim de öğrenci evim çok pisti ya. Ne kadar pisti Allah’ım.
  • Oralara gittim ya, siz gitmeyin.
  • Öğrenci evinde yaşayan var mı şu anda?
  • Balkonda var mıydı?
  • Nerede eviniz?
  • Cerrahpaşa.
  • Anam, ben de oradaydım.
  • Kocamustafapaşa’daydım.
  • Sen evin kirasını söyle. Ben ne kadar pis olduğunu söyleyeyim.
  • -Kaç kişi kalıyorsunuz? -İki kişi.
  • Haa, bunların tuzu kuru. Biz dört kişi kalıyorduk.
  • Kirayı beş kişi ödüyorduk.
  • Düşün halimizi.
  • Güzel yıllardı ama çok pisti.
  • Bir gün birisi görevini yapmayınca diğeri de yapmıyor, diğeri de yapmıyor.
  • Diğeri de yapmıyor. Giderek çöp eve dönüşüyor.
  • Her ay bir toplantı yapılıp bir kararlar alınıyor.
  • Onlar uygulanmıyor falan, bakmışsın okul bitiyor.
  • Güzeldi, hoştu. Kıyafetleriniz çok güzel kızlar.
  • Kostüm grubumuza bir alkış, bu arada.
  • Hani neredeyse bütün bu kostümleri, üç saatlik şovun kostümlerini
  • iki günde yapıyor çocuklar.
  • Perde arkasında çok güçlü bir ekibimiz var. Aferin onlara.
  • Çok Güzel Hareketler devam ediyor.
  • Açın Kapıyı 9 geliyor.
  • 8’i izlemeden 9'u ilk siz izleyeceksiniz.
  • Hayır, hayır, hayır, geçen hafta yayınlandı ya.
  • 8 Eylül’de yayınlandı.
  • -8’i hatırlıyorsunuz. -Tabii.
  • 8’de şöyle oldu. Buraları hemen atarız.
  • Olay çok kısa. Bu etkilemeyecektir sizi diye düşünüyorum.
  • Bir düğün oldu. Evin kızı evlendi.
  • O kadar. Bu bilgi yeterli, sizin için.
  • O zaman, arkadaşlar hazır mı?
  • -Gitmişler. Gitmiş olmasınlar? -Ses yok. Şu an hiç kimse yok orada hocam.
  • -Gitmiş olmasınlar Cihan? -Bakayım.
  • Hazır, hazır.
  • Tabii canım. Ne demek.
  • Cemile Çiğdem Canyurt ve ben yazdık. Açın Kapıyı 9 geliyor.
  • İyi seyirler.
  • Anne.
  • Hı?
  • Düğün fotoğraflarını aldım. Milletin almadıklarını da bana kilitledi fotoğrafçı.
  • Ay, hangi terbiyesiz almamış?
  • Tahmin et acaba hangi terbiyesiz annecim .Bak.
  • Aa, bu Hulusi bey.
  • -Bak. -Bu da.
  • -Bak. -Bu da.
  • Peki buna ne diyorsun anne?
  • Vesikalık çektirmiş bir de. Allah kahretmesin ya.
  • Anne bir de babama laf söylüyorsun ha.
  • -Ver. -Al.
  • Babanı savunuyorsun bir de. Bırak. O da aynısının laciverti.
  • Daha düğünün başında, "Nurgül ayakta duramıyorum. Taşı beni." diyordu.
  • Ya anne gözümle görmesem beni yiyeceksin ya.
  • Düğünün başından sonuna şak şak halay çekti adam ya.
  • Oğlum halayın arasına ben soktum babanı, düşmesin diye.
  • Ama anlamadılar. Bak sen bile yemişsin.
  • Sana bir şey söyleyeyim mi? Senden korkulur.
  • Hatta ben şu an korktum. Odama geçiyorum.
  • Odama girmeden iki kere şöyle kapıyı kesin tıklatın. Vallahi bozuşuruz.
  • -Ne odası be? -Kendi bireysel odam. Sadece benim.
  • Ay, asıl senden korkulur. Kızın odasına çöktün daha güneş doğmadan.
  • Abi geldik. Biraz daha dayan.
  • Oğlum dayan demesene şu adama. Ondan sonra bana dayanıyor.
  • Bütün ağırlığı bende.
  • Bu nikah kıyılamaz.
  • Necdet abi geçtik orayı. Bitti o iş ya. Kapının önündeyiz.
  • Kaptan, orta kapıyı aç.
  • Evin kapısı abi.
  • Ha, o zaman o bende. Kolay.
  • Açın kapıyı!
  • Tamam, açıldı.
  • Bulabilmişsin evin yolunu Necdet.
  • Oo, Nurgül ne kadar şıksın. Hayırdır? Düğüne mi?
  • Yok canım. Düğünden.
  • Bak tanıştırayım. Bunlar benim halaydan arkadaşlar.
  • Bu halay başı. Bu halay sonu.
  • Ay çocuklar kusura bakmayın. Size de yük oldu.
  • Olur mu yenge? Zaten akraba sayılırız artık.
  • Necdet abiyi nereye bırakalım?
  • Şöyle bırakın. Ben oradan alırım.
  • Aman yavaş, bir yeri çizilmesin.
  • Yalnız biz aldığımızda bu çizikler vardı.
  • Ya vallaha iyi ki evdeymişsin yenge. Yoksa çilingir çağıracaktık.
  • Keşke çağırsaydık. Kapıyı ona açtırırdık.
  • Bir de sofra kurdururduk. Onun sofrası çok güzel oluyor.
  • Bizim yolumuz uzun. Biz müsaadenizi isteyelim.
  • Ay çocuklar sağ olun.
  • Ay sağ ol yavrum.
  • Nurgül el öpenlerim çok olsun. Yaşlılık çok güzel ha.
  • Hadi görüşürüz çocuklar.
  • Ah Necdet.
  • Nurgül, Nesli nerede?
  • Nesli kendi evinde ya artık Necdet.
  • Benim kimseye verecek kızım yok Nurgül.
  • Bak, gerçekten yok. Bir tane vardı. Onu da bugün verdik gitti.
  • Kuş yuvadan pırr dedi uçtu baba.
  • Kargamız var alan olursa.
  • Lan Faruk. Faruk’tu değil mi bu?
  • Bir sen kaldın değil mi lan?
  • Üzülme be baba. Benim vallaha hiçbir yere gidesim yok ha.
  • Ulan ben de ona üzülüyorum zaten.
  • Oğlum artık sen de evlen, çık git bu evden de biz de bir ikinci baharımızı yaşayalım lan.
  • -İkinci bahar mı? -Hımm.
  • Sanki ilk baharımızda çiçekler açtırdın da Necdet.
  • Ya ne meraklısınız beni evden göndermeye. Giderim vallaha ha.
  • Tamam lan tamam Şaka yaptım. Sen biraz daha dur lan. Tamam mı? Bekle sen burada.
  • Hadi duygusala bağladın. Hadi geç oldu. Yatın artık.
  • -Hadi yatalım. -Ya, anne, baba!
  • Nurgül, Nesli’nin sesi böyle kulaklarımda çınlıyor.
  • Ne kulağı be? Kapıda kız.
  • Kapıda mı? Açın kapıyı.
  • Nesli kızım, ne işin var burada?
  • Kaçtım anne.
  • Kızım millet kocaya kaçar. Sen ne yaptın? Evlendiğin gün babanın evine mi kaçtın?
  • Aferin benim kızıma. Nesli babasına geldi.
  • Sarıl bakayım babana. -Necdet bir dur, bir dur.
  • Kızım ne oldu? Kötü bir şey mi yaptılar?
  • Ayy üzdüler mi seni?
  • Benim kızımı kimse üzemez ulan. Açın kapıyı.
  • Ya bir dur baba, ya.
  • Zaten sana baktıkça Bilal’i görüyorum. Ona baktıkça da her zaman seni görüyorum.
  • Anne Bilal’in düğünde içtiği limonata değilmiş biliyor musun?
  • -Ah. -Bilal bütün gece içmiş.
  • Düğün bitti biz eve gittik. Ben böyle kapıyı açtım.
  • O da benim arkamda kaldı.
  • Kapı birden bunu üstüne kapanmış. Ben de fark etmedim.
  • Bu da bana “Açın kapıyı!” dedi.
  • Eee? Ben bunu her gün diyorum.
  • Ya kızım ne olacak ya? Açsaydın sen de kapıyı orada.
  • Ya, annem babama açmıyor diye babam sürekli loop'a düşüyor. Vallaha billaha.
  • Sen odanın peşinde misin? Bana bir söylesene. -Ay sus be, salak salak konuşma.
  • Bilal de mi her gün diyecek anne babam gibi? Bilal de mi her gün içecek?
  • -Yok, tamam, tamam. -Nesli, kızım ağlama.
  • Ben şimdi gösteririm ona.
  • Benim kızıma benden başka kimse “Açın kapıyı.” diyemez.
  • Açın kapıyı!
  • Dedi vallaha.
  • Dur anne, açma.
  • Bağırma lan it.
  • Koşturuyorum peşinden. Altınlar düşecek üzerimden ya.
  • İyi, tamam Hulusi. Hadi çal da kapıyı, alalım kızımızı.
  • "Nah alırsınız. " derlerse ne diyeceğiz?
  • Ha? Derlerse... Lan geberteyim mi lan seni?
  • Dur, dur, Hulusi. Hadi çal kapıyı.
  • Allah’ım ya Rabbim ya resul Allah.
  • Kim o?
  • Faruk. Benim oğlum, Hulusi amcan.
  • Buyur Hulusi amca, bir şey mi unuttun?
  • Gelini almayı unutmuşuz da.
  • Onu almıştınız da geri döndü, nedense.
  • Evleri karıştırmış ellam. Biz onu tekrardan alsak?
  • Ulan bende size tekrardan verecek kız var mı pu...
  • Sakın, sakın Necdet.
  • Efendim?
  • Sesiniz puşurtulu geliyor.
  • Bana bakın, kimse bir şey yapmayacak.
  • Önce bir konuşacağız. -Öyle bir şey yok.
  • -Ay, istemiyorum. -Nerede lan benim terliğim?
  • -Ay tamam tamam. -Tamam tamam, Nurgül tamam.
  • Çekil.
  • Buyurun Hulusi Bey.
  • Ya vallahi bir an kapıyı hiç açmayacaksınız diye ödüm koptu.
  • "Necdet Bey gibi kalacağız." dedim burada. Allah seni.
  • Müsait misiniz?
  • Yok değiliz. Malum bugün bir düğünümüz oldu da, epey yorulduk.
  • Anam bugün de bizim bir düğünümüz oldu. Ne tesadüf? Dünür dünür, şaka yaptım.
  • Öpeyim gel.
  • -Merhaba canım, nasılsın? -Kusura bakmayın Nurgül Hanımcım.
  • Kusura bakmayın. -Nesli, gelinliği çıkarmışsın ama bu da çok yakışmış.
  • Oğlum, ben değilim. Git şuradan ya.
  • Tövbe yarabbim.
  • Bırakın bir gelsin ya. Gel hele gel.
  • -Geliyorum. -Dur. Dur.
  • Ulan siz kimsiniz de benim kızımı üzüyorsunuz lan?
  • -Hem de daha ilk günden. -Hee.
  • O kadar haklısınız ki. Üstünden bir iki ay geçseydi daha iyiydi tabii değil mi?
  • Yapay zeka mısın lan sen?
  • Sanal bebek misin sen ya?
  • Bir dur, Allah'ım bir konuşma.
  • Necdet Bey kusura bakmayın. Benim oğlan ilk günden bir geri zekalılık yapmış.
  • Ama ben babası olarak bizzat kendim cezasını vereceğim.
  • Düğünde takılan bu altınları alacağım ki bir aklı başına gelsin yani.
  • Ama Hulusi Bey onlar çocukların canım. Almak olur mu?
  • Ama, ama alayım ki aklı başına gelsin. Nesli’miz üzülmesin.
  • Nesli’miz tükenmesin, öyle değil mi?
  • Lan sen şimdi Bilal’e ceza mı veriyorsun? Kendine ödül mü veriyorsun?
  • Fırsatçı puşt.
  • Aha.
  • Aha.
  • Duydunuz, bana yine "Pışt." dedi.
  • Ne zaman der diye bekliyordum. Yine dedi.
  • Bu laf neden sürekli benim aklımda ya? Puşt, puşt, puşt, push me.
  • And then just touch me
  • Till I can get my
  • Satisfaction
  • Sus lan geri zekalı. Allah senin canını almasın.
  • Ne geldiyse başımıza senin yüzünden geldi.
  • Normal şartlarda "Ben bu kızı almam." deyip buradan gitmem lazım benim şu anda
  • ama düğünde çok iyi altın takıldı.
  • Yani sırf takıların hatırına takılıyorum buralarda.
  • Hayır, hayır öyle bir şey yok. Biz altın falan derdinde değiliz.
  • Yeter ki bu çocukların yuvaları yıkılmasın.
  • Nasıl yıkılacak? Daha yuvaya giremediler ki.
  • Yedim lan seni kıvırcık. Gel lan buraya.
  • Aa, Faruk, rica edeceğim ya. Sen bunu yesen ne olacak? Miden bulanır ayol.
  • Allah canını almasın.
  • Ya yapmış bir hata Bilal. Normalde ağzına sürmez biliyorsunuz.
  • Doğru söylüyorsunuz. Ağızla içilip gelinebilecek bir seviye değil bununkisi.
  • Seviyorum lan!
  • Ulan ben senin!
  • -Ne yapıyorsun? -Allah!
  • -Ne yapıyorsun? -Tutun!
  • Tutun dedim!
  • -Ne yapıyorsun? Dur! -Geliyorum!
  • Ne yaptın ya?
  • Manyak.
  • Ana, ne çıktı içinden?
  • Binnur Hanım, ay bir sakin olun.
  • Aa. Ay Faruk canım çekti lan. Ne güzel dövdü oğlunu.
  • Vallaha.
  • Ay bir rahatladım vallahi billahi ya.
  • Senin yüzünden oldu bu çocuk böyle.
  • "Senin yüzünden böyle oldu." de bari de, yanlış anlaşılmasın.
  • "Senin yüzünden oldu." ne demek ya? Allah Allah.
  • Ay ne diyorsun Hulusi?
  • Ne diyorum? Ya bir şey demiyorum. Bir sus, Allah canını almasın ya aman.
  • Bilal iyi misin?
  • Sen bana sordun ya, hiçbir şeyim kalmadı Nesli.
  • Nesli lütfen beni affet.
  • Ben senin baban gibi her zaman içecek adam mıyım ya?
  • Vallaha limonata zannettim. Ben de diyorum, niye ekşi?
  • Babam gene ucuzundan aldı sandım.
  • Lan konuşma lan. Ben mi kattım limonatanın içine alkolü?
  • Sen onu yüksek promilli kayınpederine söyle.
  • Lan Hulusi, ben alkolü bol bulsam,
  • senin oğlunla mı içerim lan pu... -Şş.
  • Tek bir kelime daha etme Necdet.
  • Neden biliyor musun?
  • Çünkü inanırım.
  • Necdet.
  • Necdet, sakın o ağzını açayım deme. Zaten her şey senin yüzünden oldu.
  • Kocası sana benzeyecek diye kız korktu da ilk günden evine geldi.
  • Nesli, affettin mi beni?
  • Bilmiyorum Bilal.
  • Yemin ediyorum bir daha yapmayacağım.
  • Emin değilim Bilal.
  • Bak Allah belamı versin bir daha içmeyeceğim. Allah bin türlü belamı versin.
  • Nesli, çocuk çarpılmadan affet.
  • Belli, bu bundan sonra bir daha içmez.
  • Zaten ben içeceğini anlasaydım, seni buna vermezdim kızım.
  • Babam öyle diyorsa affettim Bilal.
  • -Hadi. -Yesss be.
  • Yaklaşma.
  • -Nurgül. -Ha?
  • Bu misafirler gittikten sonra da sana iki çift lafım var ama benim ha.
  • O laf kesin birdir de bu şimdi kafası güzel ya, o yüzden çift görüyor.
  • Lafı da soktum.
  • Hadi bize müsaade.
  • Aa bir dakika öyle olmaz. Öyle kolay değil. Benim bir iki ricam olacak.
  • Ne gibi?
  • Önce şu üstünüzdeki ağırlıkları bir alalım.
  • Ne ağırlığı ya?
  • Anam bunların bana hiç yükü olmaz ki.
  • -Alın, alın. Alın, hah. -Ceketimi niye alıyorsun manyak?
  • -Ver oğlum onu bana. -Buyur anneciğim.
  • Ver. Hah, şöyle geçeyim aranıza
  • Al kızım şunu.
  • -Ricanız neydi? -Bak bunlar, bunlar da düğün fotoğrafları.
  • Dur canım, dur canım.
  • Nesli karşı daireye taşınacak.
  • -Aaa. -Hazır orası da şu an kiracı arıyor.
  • Madem ilk günden kızımı evime getirdiniz, gözümün önünde olacak yavrum.
  • Yürü be Nurgül.
  • Ama şimdi, ama şimdi olmaz ki yani. Bu iş yatar, ben size diyeyim.
  • Hayır, hayır, yatmaz, yatmaz. Ben bunu zaten, taşınmayı düşünecektim ben zaten.
  • Sen düşünecektin. Benim neden haberim yok bundan?
  • -Allah Allah. -Aklımdaydı, sana söylemeyi unuttum Hulusi.
  • Anlaştık Nurgül Hanım. Yarın ilk iş karşı daireye bakacağız.
  • Hah, tamam. Paralar da sizde dursun.
  • Sen fotoğrafları ver. Düğünden fotoğraflar kalmış.
  • Düğünden fotoğraflar.
  • Bu ne ya Hulusi amca, Allah aşkına ya?
  • Hay Allah bunu ben pasaport için çektirmiştim.
  • Rica ettiler, kıramadım biliyor musunuz?
  • Ay tamam Hulusi. Hadi artık bize müsaade.
  • Ay bir dakika. Bilal, Nesli, babanızdan özür dileyin.
  • Babaları benim değil mi Nurgül?
  • Tabii. Ben sana kendim laf ederim, kimseye ettirmem Necdet. Yürü.
  • -Tabii ki. -Yürü.
  • Aman yavaş. Aman diyeyim Bilal, aman, aman. Aman. Ayakta dur oğlum, ayakta dur.
  • Bilal, gel lan böyle.
  • Gözümün içine bak.
  • Vallahi ilk defa biriyle göz göze geliyorum.
  • Bana bak Bilal.
  • Bu kız bir daha bu eve gelirse bir daha da alamazsın, haberin olsun. Tamam mı?
  • -Tamam. -Hadi bakalım.
  • Hadi, şimdi misafirlerimiz yavaş yavaş evine gitsin.
  • Açın kapıyı!
  • Gürhan Altundaşar zili çalsın bence.
  • Vallaha şaşkınlıklar içindeyim. Yani bir kapıdan bu kadar şaka nasıl çıkıyor?
  • Biz de anlamadık ama sizinle birlikte güzel bir gün geçirdik.
  • Umarım siz de, evlerinde izleyen herkes de eğlenmiştir, gülmüştür, birazcık olsun rahatlamıştır.
  • Hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.
  • Hoşça kalın efendim.
  • Hoşça kalın.

Download subtitle

Description

Çok Güzel Hareketler 2, BKM Mutfak’ın ikinci kuşağından oluşan kadrosu ve Yılmaz Erdoğan’ın yönetimindeki atölyeden çıkan yeni skeçleriyle başlıyor!

Çok Güzel Hareketler 2 Resmi Hesapları:
https://www.instagram.com/cokguzelhar...
https://twitter.com/CokGuzelHareket
https://www.facebook.com/cokguzelhare...

► Çok Güzel Hareketler Kanalına Abone Ol: http://goo.gl/inzjIu

► BKM Kanalına Abone Olun: http://goo.gl/rq6Yql

► BKM Müzik Kanalına Abone Olun: https://goo.gl/xmCkJH